Boşanma Hukukunda Son Değişiklikler

Boşanma Hukukunda Gelişen Yapı

Boşanma, bireyler için olduğu kadar toplum için de bir kırılma noktasıdır. Sevgiyle atılmış bir imzanın ardından gelen yıllar boyunca hayatlar birleşir, sonra bir gün, o birlikteliği sona erdirme kararı alınır. Bu kararın ardında elbette sayısız neden vardır, lakin o an geldiğinde, iki taraf da yalnızca birbirlerinden değil, hukuki bir evreden de geçerler. İşte bu noktada, boşanmanın hukuki boyutu devreye girer; soğukkanlı, adil ve düzenli bir yol haritası çizmek zorundadır. Türkiye’de bu konuda son yıllarda yapılan düzenlemeler, tam da bu karmaşık seyiri daha anlaşılır, adil ve sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor. Öyleyse bu düzenlemelerin iç yüzüne birlikte bakalım.

Önceden boşanma süreci, pek çok çift için zorlu bir sınav gibiydi; senelerce süren davalar, karşılıklı suçlamalar, anlaşmazlıklar… Tüm bunlar hem psikolojik hem de ekonomik açıdan yıpratıcıydı. Üstelik, her iki tarafın da istediği, yalnızca yeni bir başlangıç yapabilmekti. İşte bu noktada, hukukun devreye girerek süreci düzenleme çabaları önemli hale geldi. Yasal düzenlemelerle birlikte gelen değişikliklerin en göze çarpanları, mal paylaşımı, velayet, nafaka ve işleyiş yönetimi gibi başlıklarda oldu.

Mesela eskiden çiftler arasında mal paylaşımı yapılırken, evlilik sırasında edinilen malların tam olarak kime ait olduğu konusu büyük bir muammaydı. Kimin ne kadar hak talep edebileceği hususunda yaşanan karmaşa, çiftleri yıllarca süren davaların ortasında bırakıyordu. Oysa artık yeni düzenlemeler, bu gibi belirsizlikleri net bir şekilde çözüme kavuşturuyor. Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik sırasında elde edilen malların eşit paylaşıma tabi olduğunu belirlerken, evlenmeden önce sahip olunanların kişisel mal sayılacağını açıkça ifade ediyor. Üstelik ortak mülklerin satışı için her iki tarafın onayı gerektiğinden, artık kimse diğerinin haberi olmadan mal varlığını dilediği gibi kullanamıyor.

Hızlı ve Etkin Bir Evre: Mahkemeler ve Arabuluculuk

Boşanma sürecinde en çok eleştirilen konulardan biri, davaların uzayıp gitmesi ve yıllar boyunca bir sonuca ulaşamamasıydı. Haliyle bu durum, tarafları yoruyor, aile üyelerini gereksiz bir strese sokuyordu. Artık, yeni düzenlemeler bu süreci hızlandırmak için belirli kurallar getiriyor. Mahkemeler delil toplama, tanık dinleme gibi adımları daha sıkı bir takvime bağlıyor. İfade edilen, aslında yalnız çiftler için değil, yargı sistemi için de büyük bir yük hafifletici unsur. Özellikle anlaşmalı boşanmalarda, birkaç duruşma ile sürecin tamamlanması hedefleniyor.

Arabuluculuk ise bu düzenlemelerin bir diğer kilit unsuru. Mahkemeye gitmeden önce tarafların sorunlarını bir arabulucu eşliğinde çözmeye çalışması, onları uzun ve yıpratıcı duruşmalardan korumayı amaçlıyor. Üstelik bu yöntem, tarafların kendi aralarında daha medeni bir şekilde uzlaşmalarına olanak tanıyarak, boşanma sürecinin sancılı yanlarını büyük ölçüde azaltıyor. Çocukların bu zorlu dönemden en az zararla çıkmasını sağlamak da cabası. Çünkü kimse, bir çocuğun anne babasının ayrılığı yüzünden duygusal açıdan yıpranmasını istemez, değil mi?

Mal Paylaşımı ve Velayet: Yasanın Detaylarında Gizli Olanlar

Hukukun yalnızca yazılı kurallar bütünü olmadığını hepimiz biliyoruz. Kanun maddeleri her ne kadar somut görünse de onların uygulanması, kararların alındığı duruşmalardaki inceliklerde gizlidir. Mal paylaşımı ve velayet gibi hassas konular, hukukun bu ince ayar gerektiren yanlarını ortaya çıkarır.

Yeni düzenlemelerde en dikkat çeken değişikliklerden biri, ortak velayet kavramının daha fazla teşvik edilmesi oldu. Önceden velayet, genellikle bir ebeveyne verilirdi ve diğeri yalnızca görüş günlerinde çocukla vakit geçirebilirdi. Artık, anne ve babanın boşandıktan sonra da çocuk üzerindeki hak ve sorumluluklarının eşit olduğu bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor. Böylece çocuğun eğitim, sağlık gibi önemli konularda kararlar ortak alınıyor. Bahsedilen, aslında aile yapısının boşanmadan sonra bile belli ölçüde korunmasını sağlayan önemli bir adım.

Hızlanan Davalar, Kısalan Bekleyişler: Hukukun Hız Kazanması

Bir boşanma davası ne kadar sürebilir? Eskiden bu soruya kesin bir cevap vermek zordu; çünkü gidişat bazen senelerce uzardı. Artık yargı reformlarıyla birlikte, mahkemelerin belirli süreler içinde karar vermesi zorunluluğu getirildi. Bu sayede özellikle velayet ve nafaka gibi hassas konular hızlıca çözüme kavuşturulabiliyor. Mesela, mahkemeler duruşma takvimlerini daha önceden belirleyerek, tarafların davalarını planlamalarını kolaylaştırıyor. Bu da her iki tarafın da kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor.

Son düzenlemeler, boşanma süreçlerini yalnızca hukuki açıdan değil, duygusal açıdan da daha yönetilebilir hale getiriyor. Elbette bu sistemin başarıya ulaşması, yasaların kâğıt üzerinde kalmaması, sahada etkin bir şekilde uygulanmasına bağlı. Çünkü hukukun en önemli unsuru, onun uygulanabilir ve erişilebilir olmasıdır. Bu düzenlemeler, yalnızca bireylerin haklarını değil, beraberinde toplumsal refahı da gözetiyor. Neticede, hukukun güncel kalması demek, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilmesi demektir. Her yeni düzenleme, daha adil ve dengeli bir toplum için atılmış küçük ama kararlı bir adımdır.

Eğer ki bir gün yolunuz mahkeme koridorlarına düşerse, artık biraz daha hızlı adımlar atacağınızı bilmek, belki de o koridorların loşluğunda bir nebze umut ışığı olur.

Boşanma, yalnızca iki insanın yollarını ayırmasından ibaret değildir; bir arada kurulan yaşamların, birlikte alınan kararların, paylaşılan sorumlulukların ve belki de en zoru, hayallerin bölüşüldüğü bir dönemdir. Böyle bir durumda, mal paylaşımı ve velayet konularının ne denli hassas olduğunu anlamak zor değil. Türkiye’de bu alanlarda yapılan son düzenlemeler, boşanma sürecini daha adil, şeffaf ve anlaşılır kılmak adına ciddi yenilikler getirdi. Bu düzenlemelerin ayrıntılarına geçmeden önce, genel hatlarıyla neyin amaçlandığını gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Mal Paylaşımındaki Yeni Düzenlemeler: Evlilik Süresince Birikenlerin Bölüşümü

Evlilik, iki kişinin hayatını birleştirdiği kadar, mal varlıklarının da çoğunlukla ortak hale geldiği bir aşamadır. Fakat boşanma, bu birikimlerin nasıl paylaşılacağı sorusunu gündeme taşır. Eskiden, evlilik süresince edinilmiş mülklerin paylaşımı pek çok anlaşmazlığa yol açardı; çünkü “bu benim”, “şu senin” tartışmaları bir türlü sonlanmazdı. Artık yeni mal rejimi düzenlemeleri, bu gibi sorunların önüne geçmek üzere aktif hale geliyor ve hem hukuki hem de duygusal açıdan daha sağlıklı bir boşanma süreci sunuyor.

boşanma nedenleri istanbul boşanma avukatı özlem baysal

Ekonomik Güvenlik ve Şeffaflık

Ortak mülklerin paylaşımında, tarafların ekonomik güvenliklerinin sağlanması için bazı denetim mekanizmaları getirildi. Mesela, bir tarafın mal varlığını olduğundan düşük göstererek diğer tarafı mağdur etmesi yeni düzenlemelerle artık kolayca engelleniyor. Mahkemeler, mülk değerlerinin doğru bir şekilde belirlenmesini ve her iki tarafın da ekonomik olarak adil bir duruma sahip olmasını sağlamak için daha şeffaf bir sistem oluşturdu. Söz konusu, boşanma sürecinde güvenin yeniden inşası anlamına da geliyor.

Velayet Konusunda Ortak Ebeveynlik: Çocuklar İçin En İyisi

Boşanma süreci, çocukları her zaman en çok etkileyen faktörlerden biridir. Anne ve baba ayrılsa da çocukların her iki ebeveynin sevgisini ve ilgisini hissetmeye devam etmesi çok önemli. Yeni düzenlemeler, bu hassas durumu dikkate alarak velayet konusunda da önemli adımlar atmıştır.

Ortak Velayetin Teşviki: Çocuğun Gelişimi İçin İki Ebeveyn

Önceden velayet genellikle tek bir ebeveyne verilirdi ve diğer ebeveynle görüşme, belirli günlerle kısıtlanırdı. Bu durum, özellikle boşanan ebeveynlerin arasındaki ilişkide gerginliklere neden olurken, çocukların duygusal gelişimi üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyordu. Şimdi ise yeni düzenlemeler, ebeveynlerin ortak velayet hakkını daha fazla teşvik ediyor. Böylece çocuklar hem anne hem de babalarıyla düzenli olarak vakit geçirebiliyor, bu da onların istikrarlı bir şekilde büyümelerine olanak tanıyor. Tıpkı anne babanın “aynı takımda oynadıkları” bir senaryo yaratıyor; her ne kadar yollar ayrılmış olsa da çocuklarının hayatında bir bütünlük oluşturmaya devam ediyorlar.

Ebeveyn İletişimi ve Ortak Kararlar

Velayet konusundaki yeni düzenlemeler, çocuklarla ilgili kararların ortak alınmasını teşvik ediyor. Örnek olarak, eğitim, sağlık, sosyal etkinlikler gibi önemli konularda ebeveynler birbirleriyle iletişim halinde olmalı ve bu kararları birlikte almalı. Bahsi geçen, çocuğun hayatında tutarlılığı ve istikrarı sağlıyor, çünkü çocuk hangi evde olursa olsun, her iki ebeveynin de ona karşı aynı sorumluluğu taşıdığını bilmek istiyor. Bu tür bir düzenleme, boşanmış olsalar bile ebeveynlerin “çocuğun iyiliği için” bir araya gelmesini sağlıyor ve aslında boşanmayı daha az sancılı bir hale getiriyor.

Çocukların Haklarının Korunması: Destek ve Güvence

Çocuklar, boşanma döneminde savunmasızdır ve her ne kadar ebeveynler birbirlerinden ayrılmaya karar verse de çocukların bu durumdan en az zarar görmesi için hukuki düzenlemelere ihtiyaç vardır. Yeni düzenlemeler, çocukların haklarını ve refahını koruma adına bazı önemli yenilikler getirmiştir.

Çocuğun Yüksek Yararı İlkesi

Velayet kararları alınırken, mahkemelerin artık “çocuğun yüksek yararı” ilkesini göz önünde bulundurması zorunludur. Bu ilke, çocuğun duygusal, fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarının ön planda tutulduğu anlamına gelir. Mahkemeler, çocuğun nerede daha mutlu ve huzurlu olacağını dikkate alarak karar verir. Böylece çocuklar, ebeveynlerinin ayrılık kararından en az etkilenerek bu süreci atlatabilirler.

Çocuk Destek Fonu: Ekonomik Güvence

Nafaka ödemelerinde yaşanan aksaklıklar, çocukların mağduriyetine neden olabiliyordu. Bu sebeple yeni bir çocuk destek fonu oluşturuldu. Nafaka ödemelerinde sorun yaşandığında, bu fon devreye girerek çocuğun maddi ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlıyor. Bu tür bir düzenleme, özellikle ekonomik olarak zor durumda kalan aileler için büyük bir destek anlamına geliyor ve çocukların eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını garanti altına alıyor.

Yeni Düzenlemelerle Daha Adil Bir Proses

Mal paylaşımı ve velayet konularında yapılan yeni düzenlemeler, boşanma seyirini hem adil hem de daha insancıl hale getirmeyi amaçlıyor. Bu dönemde her iki tarafın da maddi ve manevi haklarının korunması, özellikle de çocukların refahının gözetilmesi, yeni düzenlemelerin en önemli unsurları arasında yer alıyor.

Belki de en güzel anlatımı, boşanan çiftlerin her biri kendi yoluna giderken, geride kalan ve birlikte büyüttükleri çocuklarının elini bırakmamakta bulabiliriz. Mal varlıkları paylaşıldığında, her bir eşin hakkı korunurken; çocukların velayeti konusunda alınan kararlarla da onların geleceğe umutla bakmaları sağlanıyor. Bu tür düzenlemeler, toplumun temel yapı taşlarından olan aile kavramının, zor zamanlarda bile ayakta kalabilmesini mümkün kılıyor.

Boşanma, iki insanın ortak yaşantılarına son verdikleri bir evredir; bu dönemin beraberinde getirdiği hukuki ve maddi yükümlülükler ise çoğu zaman tarafların gözünü korkutabilir. Ne var ki bu yükümlülüklerin net ve adil bir şekilde tanımlanması, her iki tarafın da kendi yollarına daha huzurlu ve sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için gereklidir. Son yıllarda Türkiye’de boşanma hukukunda yapılan yeni düzenlemeler, tam da bu amaçla, hak ve yükümlülükleri daha net çizgilerle belirlemiş, boşanma sürecinin daha adil ve dengeli bir zeminde ilerlemesini sağlamıştır. Esas olarak eşitlik ilkesi, karşılıklı saygı ve çocukların refahını gözeten bu düzenlemeler, aile kavramının yeniden yorumlanmasına da bir kapı aralamıştır.

Eşlerin Hak ve Yükümlülüklerinde Getirilen Yenilikler: Daha Net Sınırlar, Daha Adil Paylaşım

Önceleri boşanma aşamalarında pek çok anlaşmazlık yaşanmasının nedeni, eşlerin hak ve sorumluluklarının tam olarak tanımlanmamış olmasıydı. Bu belirsizlikler, taraflar arasında uzun süren çekişmelere ve yıpratıcı davalara neden oluyordu. Oysa şimdi, yeni düzenlemelerle bu sorunlar büyük ölçüde giderilmiş durumda; her iki tarafın da hakları korunurken, yükümlülükleri de daha belirgin hale getirildi.

Mülkiyet ve Ekonomik Haklarda Yenilikler

Boşanma sürecinde mal varlıklarının nasıl paylaşılacağı, eskiden büyük çekişmelere yol açan bir konuydu. Kimsenin bir ömür boyu emek verip biriktirdiklerini, hak etmediğini düşündüğü bir şekilde kaybetmek istemeyeceği aşikâr. Yeni düzenlemeler bu duruma çözüm getirdi. Artık, evlilik boyunca edinilen malların paylaşımı, çok daha şeffaf ve dengeli kurallara dayanıyor. Söz konusu durum, ekonomik olarak zayıf olan eşlerin mağduriyetini önlemek açısından oldukça önemli bir gelişme.

Ekonomik Bağımsızlık Ev Hanımlarının Korunması

Özellikle ev hanımı olarak evliliğe katkı sağlayan eşlerin ekonomik haklarının korunması, bu düzenlemelerin dikkat çekici noktalarından biri. Önceden, çalışmayan eşlerin boşanma sonrası maddi anlamda zor durumda kalması yaygın bir sorundu; çünkü boşanma anında herhangi bir gelir kaynağı olmayan bu kişiler, ekonomik bağımsızlıklarını kaybediyor ve hayatlarını yeniden kurmakta zorlanıyordu. Fakat yeni düzenlemeler, ev hanımlarının da evlilik boyunca edindiği hakların korunmasını amaçlıyor. Yani, ev işlerinin de bir ekonomik katkı olarak kabul edilmesi ve buna göre bir paylaşım yapılması söz konusu.

Ortak Mal Kavramı: Şeffaf ve Adil Paylaşım

Yeni düzenlemelerle birlikte, mahkemeler edinilmiş malların paylaşımında tarafların ekonomik çıkarlarını gözetiyor ve daha şeffaf kurallarla eşit bir paylaşım sağlanmasına imkân tanıyor. Artık kimse, gizli kapaklı bir şekilde mal varlıklarını saklayarak diğer tarafı mağdur edemiyor. Ortak mal kavramı çerçevesinde, evlilik süresince edinilen mülkler “birlikte kazanıldı, birlikte paylaşılır” anlayışıyla ele alınıyor.

Çocukların Refahı İçin Ortak Sorumluluk: Ebeveynlik Bitmez, Sorumluluk Devam Eder

Boşanma sürecinde en çok göz önünde bulundurulması gerekenlerden biri de elbette çocuklar. Anne ve baba ayrılabilir, fakat çocuklar bu ayrılığın duygusal yükünü taşımak zorunda kalmamalıdır. Bunun için yeni düzenlemeler, ebeveynlerin çocuklarına karşı sorumluluklarını açıkça belirleyerek bu evrede çocukların refahını ön planda tutar.

Ortak Velayet: Çocuğun Hayatında İki Ebeveynin Yeri

Eskiden velayet genellikle tek bir ebeveyne verilir, diğer ebeveynin ise çocukla geçireceği zaman kısıtlı olurdu. Bu durum hem çocuklar hem de ebeveynler için birçok sorunu beraberinde getirirdi. Şimdi ise yeni düzenlemeler, ortak velayet hakkını teşvik ederek çocukların her iki ebeveyniyle de düzenli temas halinde olmasını sağlıyor. Çocuğun hayatında iki tarafın da aktif bir rol üstlenmesini mümkün kılıyor ve onları boşanmanın duygusal yükünden büyük ölçüde koruyor. Yani çocuklar, anneleri ve babaları arasında bir seçim yapmak zorunda kalmadan, ikisinin de desteğini hissetmeye devam ediyorlar.

Çocuğun Refahı İçin Ortak Karar Alma: Birlikte Çözüm

Mahkemeler, velayet sahibi olmayan ebeveynin de çocukların eğitim, sağlık ve sosyal aktiviteleri ile ilgili konularda söz sahibi olmasını teşvik ediyor. Belirtilen, anne ve babanın çocuklarının geleceği hakkında ortak bir karar mekanizması oluşturmalarını sağlıyor. Dolayısıyla, çocukların en iyi şekilde büyüyüp gelişmesi için “aynı takımın oyuncusu” gibi hareket ediyorlar. Bu düzenleme, ebeveynler arasındaki iletişimi de güçlendiriyor ve anlaşmazlıkların önüne geçiyor.

Nafaka Düzenlemeleri: Daha Esnek, Daha Adil Bir Sistem

Nafaka konusu, boşanma evresinde çoğu zaman tartışmaların odağıdır. Eskiden, nafaka genellikle sürekli bir ödeme olarak belirlenir ve bu da bazı durumlarda taraflar için haksız bir yük haline gelebilirdi. Yeni düzenlemelerle birlikte, nafaka sistemine daha esnek ve ihtiyaç odaklı bir yaklaşım getirildi.

Geçici ve Süresiz Nafaka: İhtiyaca Dayalı Yeni Model

Eskiden nafaka ödemeleri genellikle süresiz olurdu, bu da yıllar boyunca devam eden bir yükümlülük anlamına gelirdi. Şimdi ise mahkemeler, nafakanın sürekli mi yoksa belirli bir süre için mi ödeneceğine karar verirken tarafların ekonomik durumlarını, yaşam standartlarını ve gelecekteki potansiyellerini göz önünde bulunduruyor. Bu şekilde, nafaka yükümlüsü olan kişi yıllar boyunca ödeme yapma zorunluluğundan kurtulabiliyor; öte yandan gerçekten ihtiyacı olan tarafın da ekonomik güvenliği sağlanmış oluyor.

Çocuk Nafakası: Standartlaştırılmış ve Şeffaf

Çocuklar için ödenen nafaka miktarları da artık daha net bir şekilde belirleniyor. Mahkemeler, çocukların eğitim, sağlık ve diğer temel giderlerini dikkate alarak standart bir ödeme tablosu sunuyor. Böylece, çocuk nafakası ödemelerinde herhangi bir eksiklik yaşanması durumunda hızlı bir şekilde müdahale edilebiliyor. Bu standartlaşma, taraflar arasında uzun süren tartışmaların da önüne geçiyor.

Yeni Düzenlemelerin Toplum Üzerindeki Etkileri: Adil Bir Gelecek İçin Sağlam Adımlar

Hukuk, toplumsal düzeni korumakla kalmaz, bireylerin yaşamlarına dokunarak onların geleceğe güvenle bakmalarını da sağlar. Boşanma hukukunda yapılan son düzenlemeler, bu anlamda çok önemli adımlar atmıştır. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkları azaltarak, adil bir zemin oluşturmuş, çocukların refahını ön planda tutarak onların geleceğini güvence altına almıştır.

Anlaşmazlıkların Azalması ve Hızlanan Süreçler

Yeni düzenlemeler, boşanma davalarını daha kısa sürelerde sonuçlandırarak tarafların bir an önce kendi hayatlarına odaklanabilmelerine olanak tanıyor. Tarafların kendilerine yeni bir başlangıç yapma fırsatı verirken, hukuki işleyişlerin de daha etkin bir şekilde yürütülmesini sağlıyor.

Ekonomik Eşitlik ve Güvence

Özellikle nafaka ve mal paylaşımı konusundaki yenilikler, tarafların ekonomik haklarının korunmasını ve eşitliğin sağlanmasını garanti altına alıyor. Bir tarafın diğerine karşı ekonomik bir üstünlük kurmasının önüne geçilerek, adil bir paylaşım sistemi oluşturuluyor.

Yeni Düzenlemelerle Sağlanan Güvence ve Adalet

Yeni boşanma düzenlemeleri, hukukun toplumsal ilişkilerin en kırılgan anlarında bile adalet dağıtmasını sağlayarak, bireylerin hayatında güven duygusunu pekiştiriyor. Bu düzenlemelerin başarılı bir şekilde uygulanması, yalnızca boşanan taraflar için değil, onların çocukları ve dolayısıyla toplumun geneli için daha güvenli bir gelecek vaat ediyor. Boşanmanın bir son değil, sağlıklı bir başlangıç olabilmesi adına atılan bu adımlar, aile kavramının değişen yüzüne de yeni bir anlam kazandırıyor.

Boşanma Avukatına Ulaşın!

İletişime Geçmek İçin Tıklayın!

En Güvenilir Boşanma Avukatı

anlaşmalı boşanma davası sık sorulan sorular

Boşanma Hukukunda Sık Sorulan Sorular

  • Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

    Boşanma davalarının süresi, dava türüne ve tarafların anlaşmasına bağlı olarak değişir. Eğer taraflar anlaşmalı boşanmayı tercih ediyorsa, bu işleyiş genellikle çok daha kısa sürer; bazen bir iki duruşmada bile sonuçlanabilir. Anlaşmalı boşanmada, her iki taraf da şartlar üzerinde uzlaşmış olduğundan, mahkeme hızlıca karara varır. Lakin çekişmeli boşanma söz konusuysa işler biraz daha karmaşık hale gelir. Taraflar arasındaki mal paylaşımı, velayet, nafaka gibi konularda uzlaşmazlıklar varsa, bu tür davalar aylarca, hatta bazen yıllarca sürebilir. Yani, davanın süresi büyük oranda tarafların iş birliği yapma isteğine ve mahkemenin yoğunluğuna bağlıdır.

  • Anlaşmalı Boşanma İçin Gereken Şartlar Nelerdir?

    Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanma sürecinde uzlaşma sağlaması ve bazı şartları yerine getirmesi durumunda mümkün olur. İlk şart, çiftlerin en az bir yıldır evli olmasıdır. Eğer evlilik süresi bir yıldan kısa ise anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır ve taraflar ne var ki çekişmeli dava açabilir. İkinci olarak, taraflar boşanma konusunda, mal paylaşımı, nafaka ve çocukların velayeti gibi tüm konularda uzlaşmış olmalıdır. Bu anlaşma, yazılı olarak hazırlanır ve mahkemeye sunulur. Mahkeme, bu anlaşmayı inceleyip tarafların gerçekten rızalarıyla mı karar verdiklerini anlamak için her iki tarafı da duruşmaya çağırır. Her şey uyumluysa, boşanma kararı hızlı bir şekilde verilir.

  • Velayet Hakkı Genellikle Kime Verilir?

    Velayet hakkı konusunda mahkemeler, her zaman çocuğun yararını gözetir. Dolayısıyla velayet kimin elinde olursa çocuğun daha iyi şartlarda yetişeceğine inanılıyorsa, mahkeme o tarafı tercih eder. Eskiden velayet genellikle annelere verilirdi artık babaların da velayet hakkı konusunda ciddi şansları var. Özellikle çocukların duygusal, sosyal ve fiziksel ihtiyaçları hangi ebeveyn tarafından daha iyi karşılanacaksa, mahkeme o yönde karar verir. Ek olarak çocuğun yaşına, eğitim durumuna ve diğer özel gereksinimlerine göre de velayet hakkı şekillenebilir. Bazı durumlarda ise, mahkeme her iki ebeveynin de çocuğa eşit şekilde katkı sağlayabileceğine inanırsa, ortak velayet kararı da alınabilir.

  • Nafaka Nasıl Belirlenir ve Kimler Nafaka Alabilir?

    Nafaka, boşanma sonrasında ekonomik açıdan zayıf olan tarafı koruma amacıyla verilen bir ödemedir. Mahkeme nafaka miktarını belirlerken, tarafların ekonomik durumunu, gelirlerini ve yaşam standartlarını dikkate alır. Genel olarak, çalışmayan veya boşanma sonrası maddi açıdan zor durumda kalacak olan eş, nafaka alabilir. Gelgelelim yeni düzenlemelerle birlikte, bu ödeme süresi daha esnek hale getirilmiştir. Mahkeme, sürekli ödeme yerine belirli bir süre için nafaka kararı verebilir ve bu süre zarfında ekonomik durumu düzelmeyen taraf daha sonra tekrar nafaka talebinde bulunabilir. Nafaka miktarı ise tarafların gelir durumu, yaşam standartları ve boşanma sonrasında karşılaşılacak yaşam koşullarına göre şekillenir. Mesela çocuk varsa, onların bakımı ve giderleri de nafaka hesaplamasında önemli bir rol oynar.

  • Ortak Velayet Nedir ve Nasıl İşler?

    Ortak velayet, boşanmış ebeveynlerin çocukları üzerinde eşit hak ve sorumluluk sahibi olduğu bir durumdur. Çocuğun hayatındaki önemli kararların (eğitim, sağlık, sosyal etkinlikler gibi) anne ve baba tarafından birlikte alınacağı anlamına gelir. Ortak velayet, çocuğun her iki ebeveynle de düzenli ve sürekli olarak vakit geçirebilmesine olanak tanır ve böylece çocuğun, boşanma sonrası yaşadığı duygusal sarsıntıları en aza indirmeyi amaçlar. Ancak bu düzenlemenin başarılı olması için ebeveynlerin boşanmalarına rağmen çocukları için iş birliği yapmaya hazır olmaları gerekir. Mahkeme de genellikle bu durumu dikkate alır ve ebeveynlerin uzlaşma ve birlikte çalışma yeteneğini göz önünde bulundurarak karar verir. Yani, ortak velayet, sadece çocuğun değil, ebeveynlerin de uyum içinde hareket etmesini gerektiren bir sistemdir.

logo-footer