Bir ev kiraya verildiğinde anahtar aslında yalnızca kapıyı açmaz; aynı zamanda iki insanın kaderini aynı sözleşmenin içine kilitler. Biri barınma ihtiyacını, diğeri mülkiyet hakkını taşır. Gün gelir, kira düzeni rayında ilerler. Gün gelir, küçük bir gecikme büyür, bir ihtarname masaya bırakılır, telefonlar sessize alınır. İşte tam o anda hukuk sahneye çıkar. Kira Hukukunda Tahliye Davaları çoğu zaman bir kavga sonucu değil, yönetilemeyen bir sürecin doğal sonu olarak doğar.
Türk Borçlar Kanunu kira ilişkisini duygulardan ziyade, süreler ve şartlar üzerinden kurar. Örneğin TBK m.315 kiracıya ödeme için süre tanır; TBK m.352 belirli hallerde tahliye imkânı verir; TBK m.350 ise ihtiyaç nedeniyle açılan davaların kapısını aralar. Maddeler soğuk görünür, fakat arka planında oldukça tanıdık bir hikâye vardır:
Bir taraf “ev benim” der, diğer taraf “hayatım burada” diye karşılık verir.
Son yıllarda açılan davalara bakıldığında tablo çarpıcıdır. Büyük şehirlerde kira uyuşmazlıkları, sulh hukuk mahkemelerindeki dosyaların önemli bir bölümünü oluşturur. Arabuluculuk zorunluluğunun yürürlüğe girmesiyle birlikte süreçler mahkeme kapısından önce masada başlar. Ancak uzlaşma sağlanamadığında rota bellidir: Kira Hukukunda Tahliye Davaları.
Bu makale bir kanun maddesi listesinden ibaret olmayacak.
Hangi durumda hangi yol seçilir, hata nerede yapılır, en hızlı sonuç nasıl alınır… Bir avukatın ofiste çay içerken anlattığı pratik bilgilerle, kanunun satır aralarını birlikte okuyacağız. Çünkü tahliye davaları yalnızca hukuk metni olmanın ötesinde; zamanlama, strateji ve çoğu zaman sabır meselesidir.
Tahliye Davası Nedir? (2026 Güncel Rehber)
Kira ilişkisi çoğu zaman sakin bir nehir gibi akar. Ayın biri gelir, ödeme yapılır, hayat devam eder. Fakat bazı dönemler olur; su bulanır, tarafların beklentileri çatışır ve sözleşme artık taşınması zor bir yük haline gelir. İşte o noktada hukuk düzeni “sözleşmenin sona erdirilmesi” için özel bir kapı açar: Tahliye Davası.
Türk Borçlar Kanunu kira ilişkisini sona erdirmek için serbest iradeyi yeterli görmez. Sebep gerekir, süre gerekir, usul gerekir. Bu üçü bir araya geldiğinde kiracının taşınmazı boşaltması mahkeme kararıyla sağlanır.
Tanım
Tahliye davası kiraya verenin belirli kanuni sebeplere dayanarak kiracının taşınmazdan çıkarılmasını talep ettiği dava türüdür. Dayanak hükümler esas olarak TBK m.315, m.350, m.351 ve m.352 arasında yer alır.
Kısa bir ifadeyle:
Kira sözleşmesini tek taraflı sonlandırma isteğinin yargı kararıyla hayata geçirilmesi.
Bu davanın amacı kira sözleşmesini feshetmekten çok daha fazlasıdır. Amaç, taşınmazın fiilen geri alınmasıdır. Çünkü kira hukukunda sözleşmenin bitmesi her zaman anahtarın teslimi anlamına gelmez.
Bir benzetme yapmak gerekirse:
Sözleşme bitişi teoridir, tahliye ise gerçeğin kapıyı kapatmasıdır.
Tahliye davaları genellikle şu nedenlere dayanır:
- Kira bedelinin ödenmemesi (TBK m.315)
- İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m.350)
- Yeni malikin gereksinimi (TBK m.351)
- İki haklı ihtar ve tahliye taahhüdü (TBK m.352)
Her biri ayrı bir yol, ayrı bir zamanlama stratejisi gerektirir.
Arabuluculuk zorunluluğu
1 Eylül 2023 sonrası kira uyuşmazlıklarında mahkemeye gitmeden önce zorunlu arabuluculuk süreci başlatılır. Bu düzenleme 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B kapsamında uygulanır.
Artık dava açmadan önce yapılması gereken ilk işlem şudur:
- Arabuluculuk başvurusu
- Toplantıya katılım
- Anlaşma veya anlaşamama tutanağı
Bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir.
Mahkeme dosyaya bakmaz bile.
Pratikte şu sonuç ortaya çıktı:
- Ortalama uyuşmazlıkların yaklaşık %35’i masa başında çözüldü
- %65’i dava aşamasına taşındı
- Tahliye taleplerinde anlaşma oranı kira tespit davalarına göre daha düşük kaldı
Çünkü tahliye, para meselesinden çok barınma meselesidir.
Yetkili mahkeme
Tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Yetki kuralı ise HMK m.6 ve m.10’a göre belirlenir.
Genel kural:
Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Yani kiraya veren Ankara’da, kiracı İzmir’de otursa bile dava taşınmaz neredeyse orada açılır.
Bu kuralın sebebi pratik bir ihtiyaçtır:
Hâkim, gerektiğinde keşif yapar, bilirkişi incelemesi yapılır ve tahliye kararı icra dairesi tarafından yerinde uygulanır.
Kim açabilir
Tahliye davasını açabilecek kişiler sınırlı bir çerçeveye sahiptir. Her malik doğrudan dava açamaz; sıfat önemlidir.
Dava açma hakkı bulunanlar:
- Taşınmazın maliki (TBK m.350)
- Yeni malik (TBK m.351)
- Paylı mülkiyette çoğunluk paydaşlar
- Elbirliği mülkiyetinde tüm ortaklar
- İntifa hakkı sahibi
- Kiraya veren sıfatını taşıyan kişi veya tüzel kişi
Önemli bir ayrıntı:
Tapuda adı bulunmayan fakat kira sözleşmesini yapan kişi de kiraya veren sıfatıyla dava açabilir. Yargıtay uygulaması kira ilişkisinin tarafına bakar, yalnızca mülkiyete odaklanmaz.
Tahliye davası bir mülkiyet davası değildir; kira ilişkisinin sona erdirilmesi davasıdır.
Bu noktadan sonra asıl soru ortaya çıkar:
Hangi sebep seçilmeli ve hangisi en hızlı sonucu getirir?
Çoğu dosyanın kaderi işte burada belirlenir.
Hangi Durumda Hangi Tahliye Sebebi Seçilmelidir?
Tahliye davalarının kaderini çoğu zaman haklılık belirlemez; doğru sebep belirler.
Aynı olay için üç farklı yol bulunabilir ve bu yolların sonuç süreleri arasında bazen 18 ay fark oluşur. Hukuk burada satranç gibidir. Taşı doğru kareye koyan oyunu kazanır.
Kiraya verenler genellikle şu hatayı yapar:
“Kiracı çıkmıyor, dava açalım.”
Oysa önce şu soruya cevap gerekir:
En hızlı ve en güvenli tahliye sebebi hangisi?
Aşağıdaki başlıklar bu seçimi netleştirir.
Kira ödenmemesi mi ihtar mı?
En sık karşılaşılan durum: kira gecikmesi.
Fakat geciken her kira aynı hukuki sonucu doğurmaz.
TBK m.315 kira bedelinin ödenmemesi halinde kiraya verene yazılı ihtar gönderme ve en az 30 gün süre tanıma yükümlülüğü getirir.
Burada iki ayrı yol oluşur:
1-Temerrüt nedeniyle tahliye (tek olay – hızlı süreç)
- Kiracı ödeme yapmaz
- 30 günlük süre verilir
- Süre dolunca dava açılır
2-İki haklı ihtar (TBK m.352/2 – sezon sonu tahliye)
- Aynı kira yılında iki ayrı gecikme
- İki ayrı ihtar
- Dönem sonunda dava
Pratik karşılaştırma:
| Durum | Tahliye süresi | Risk |
| 30 gün temerrüt | Daha kısa | Ödeme yapılırsa düşer |
| 2 haklı ihtar | Daha uzun | Çok güvenli |
Küçük bir tecrübe notu:
Kiracı ödeme gücü olan ama alışkanlıkla geciktiren tipteyse iki haklı ihtar daha güçlü sonuç verir.
Borçlu ve zor durumda ise temerrüt yolu tercih edilir.
Temerrüt hızlı tren, iki ihtar ağır yük gemisi. Biri hızlı varır, diğeri garanti götürür.
İhtiyaç mı taahhüt mü?
Kiraya verenlerin en çok karıştırdığı alan burasıdır.
İki dava da güçlü görünür. Fakat aralarında dramatik farklar vardır.
Tahliye taahhüdü (TBK m.352/1)
Kiracı belirli bir tarihte çıkacağını yazılı olarak taahhüt eder.
Şartları:
- Kira sözleşmesinden sonra imzalanmalı
- Tarih net olmalı
- İmza kiracıya ait olmalı
- 1 ay içinde dava açılmalı
Avantajı:
İspatı en kolay tahliye sebebidir.
Ortalama başarı oranı uygulamada %90 üzerindedir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m.350)
Kiraya veren veya yakınları konutu kullanacaksa açılır.
Gerekenler:
- Samimi ihtiyaç
- Alternatif konut bulunmaması
- Tanık ve delil
Avantajı: Güçlü bir hak
Dezavantajı: Yoğun ispat
İcra mı dava mı?
Kira borcu olduğunda iki ayrı mekanizma çalışır:
1-İlamsız icra yoluyla tahliye (İİK m.269 vd.)
- Ödeme emri gönderilir
- 30 gün
- Ödeme yapılmazsa tahliye talebi
2-Doğrudan dava
- Sulh hukuk mahkemesi
- Yargılama süreci
Karşılaştırma:
| Yol | Ortalama süre | Özellik |
| İcra | Daha hızlı | Teknik takip gerekir |
| Dava | Daha uzun | Daha güvenli inceleme |
Pratikte en hızlı sonuç genellikle icra yolundan alınır.
Ancak ödeme yapılırsa süreç sıfırlanır.
Bu yüzden avukatlar genelde şöyle düşünür:
“Ödeyebilecek kiracıya icra, ödeyemeyecek kiracıya dava.”
Yeni malik tahliyesi
Taşınmaz satıldığında kiracı çoğu zaman şöyle düşünür:
“Ev satıldıysa kontrat bitti.”
Oysa kira sözleşmesi yeni malike geçer.
Ancak kanun yeni malike özel bir hak tanır (TBK m.351).
Şartlar:
- Tapu devrinden itibaren 1 ay içinde ihtar
- 6 ay sonra tahliye davası
Alternatif yol:
- Sözleşme bitimini bekleyerek dava açma
Burada kritik hata sürelerin kaçırılmasıdır.
Bir gün bile gecikme davayı tamamen ortadan kaldırır.
Yeni malik tahliyesi genellikle yatırım amaçlı satın almalarda kullanılır.
Özellikle düşük kiralı eski sözleşmelerde en etkili yöntemlerden biridir.
Tahliye hukukunun özeti şudur:
Her dava haklılıkla değil, doğru zamanlama ile kazanılır. Bir sebep seçilirken yalnızca kanuna bakılmaz; kiracının davranışı, ödeme gücü ve sözleşme tarihi birlikte değerlendirilir. Çünkü kira hukuku matematik kadar psikoloji de içerir.
Tüm Tahliye Sebepleri
Kira hukuku dışarıdan bakıldığında tek bir kapıdan ibaret görünür: dava açılır ve kiracı çıkar.
Oysa içeride uzun bir koridor vardır. Her kapının üstünde ayrı bir madde numarası yazar ve her kapı farklı bir anahtar ister.
Türk Borçlar Kanunu kiracıyı korumayı esas alır; bu yüzden tahliye sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiştir. “Sebep yaratma” yolu kapalıdır. Hâkim, kanunda yazılı olmayan gerekçeyi dikkate almaz.
Aşağıdaki tablo uygulamada en çok kullanılan tahliye yollarını özetler:
| Tahliye Sebebi | Kanun Maddesi |
| Kira bedelinin ödenmemesi | TBK m.315 |
| İki haklı ihtar | TBK m.352/2 |
| Tahliye taahhüdü | TBK m.352/1 |
| İhtiyaç nedeniyle tahliye | TBK m.350 |
| Yeni malikin ihtiyacı | TBK m.351 |
| Yeniden inşa ve imar | TBK m.350/2 |
| Kiracının başka konutu olması | TBK m.352/3 |
Şimdi her sebebin üç önemli yönüne bakalım: şartlar, süre ve başarı ihtimali.
Şartlar
Her tahliye nedeni kendi içinde küçük bir denklem taşır. Denklem doğru kurulursa sonuç gelir.
1) Kira bedelinin ödenmemesi – TBK m.315
- Yazılı ihtar gönderilir
- En az 30 gün süre verilir
- Sürede ödeme yapılmaz
2) İki haklı ihtar – TBK m.352/2
- Aynı kira yılında iki ayrı gecikme
- Her biri yazılı ihtar
- Dönem sonunda dava
3) Tahliye taahhüdü – TBK m.352/1
- Kira sözleşmesinden sonra imzalanır
- Belirli tarih içerir
- Kiracı imzası bulunur
4) İhtiyaç nedeniyle tahliye – TBK m.350
- Samimi konut ihtiyacı
- Gerçek kullanım amacı
- Alternatif taşınmaz bulunmaması
5) Yeni malik – TBK m.351
- Tapudan sonra 1 ay içinde ihtar
- 6 ay sonra dava
6) Yeniden inşa ve imar – TBK m.350/2
- Esaslı tadilat
- Kullanım imkânsızlığı
7) Kiracının başka evi – TBK m.352/3
- Aynı belediye sınırları
- Oturmaya elverişli konut
Süre
Tahliye hukukunda zaman, davanın gizli hâkimidir.
Bir gün erken açılan dava reddedilir, bir gün geç açılan dava düşer.
| Sebep | Dava açma süresi |
| Temerrüt (ödenmeyen kira) | 30 gün sonrası |
| İki haklı ihtar | Dönem bitimi + 1 ay |
| Taahhütname | Taahhüt tarihinden itibaren 1 ay |
| İhtiyaç | Sözleşme bitimi |
| Yeni malik | İhtar + 6 ay |
| Yeniden inşa | Sözleşme bitimi |
| Başka konut | Öğrenmeden itibaren 1 ay |
Uygulamada davaların yaklaşık %25’i süre hatası yüzünden kaybedilir.
Bu oran şaşırtıcı görünür; fakat kira hukuku küçük takvim hatalarını affetmez.
Başarı ihtimali
Her tahliye yolu aynı güçte değildir. Mahkemeler bazı sebepleri daha net, bazılarını daha tartışmalı görür.
Yaklaşık başarı oranları (uygulama gözlemlerine göre):
| Sebep | Başarı ihtimali |
| Tahliye taahhüdü | Çok yüksek |
| Temerrüt | Yüksek |
| İki haklı ihtar | Çok yüksek |
| Yeni malik | Yüksek |
| İhtiyaç | Orta |
| Yeniden inşa | Orta |
| Başka konut | Değişken |
Bunun nedeni basittir:
Belgeye dayanan dava hızlı ilerler, niyete dayanan dava incelemeye girer.
Tahliye sebeplerini anlamak davanın yarısını kazandırır.
Geri kalan yarısı doğru zamanda doğru adımı atmaktır. Çünkü kira hukuku yalnızca hak meselesi olmaz; strateji meselesidir.
Tahliye Davası Süreci Adım Adım
Tahliye sürecini bir tren yolculuğu gibi düşün. İstasyonlar belli; ihtar, arabuluculuk, dava, karar… Biletin üstünde “varış” yazsa bile tren bazen makas değiştirir, bazen bekler, bazen de raydan çıkan bir usul hatası yüzünden geri döner. O yüzden burada romantik vaatler yerine “gerçek süreler” konuşalım.
Aşağıdaki adımlar Türkiye pratiğinde en sık görülen akışa göre yazıldı; dosyanın yoğunluğu, mahkemenin iş yükü ve kiracının savunma stratejisi süreleri etkiler. Yine de ortalama bir çerçeve çizmek mümkün.
İhtar
İhtar, sürecin ilk nabız yoklamasıdır. Kimi dosyada tek bir ihtar her şeyi çözer; kimi dosyada ihtar yalnızca “mızrak atıldı” anlamına gelir.
Hangi durumlarda ihtar şart olur?
- Kira bedeli ödenmezse TBK m.315 uyarınca yazılı bildirimle en az 30 gün süre verilmesi gerekir.
- İki haklı ihtar yoluna gidilecekse TBK m.352/2 kapsamında her gecikme için ayrı ayrı ihtar gerekir.
- Yeni malik ihtiyacı varsa TBK m.351 gereği tapu devrinden itibaren 1 ay içinde ihtar gönderilir.
Gerçek süre:
- Noter ihtarnamesi hazırlanıp tebliğe çıkması: 3–10 gün
- Tebligatın fiilen ulaşması: 7–20 gün (adres/tebligat problemlerine göre uzar)
Arabuluculuk
Kira uyuşmazlıklarında mahkemeye giden yol artık arabuluculuk masasından geçer. Zorunlu arabuluculuk düzeni 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamında çalışır.
Akış:
- Arabuluculuk bürosuna başvuru
- Taraflara davet
- Toplantı
- Anlaşma / anlaşamama tutanağı
Gerçek süre:
- Başvurudan ilk toplantıya: 1–3 hafta
- Sürecin tamamlanması: çoğunlukla 2–4 hafta
Arabuluculuk bazen beklenmedik şekilde işe yarar. Kiracı “bir ay daha” ister, ev sahibi “şu tarihte çık” der; dosya mahkemeye taşınmadan kapanır. Bazen de iki taraf masaya oturur, konuşma 15 dakikada biter. İnsan ilişkisi; bir bakışta çözülür ya da düğümlenir.
Dava
Arabuluculuk tutanağı alındıysa dava açılır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi. Dava, seçilen tahliye sebebine göre şekillenir. Taahhütname dosyası başka yürür, ihtiyaç dosyası başka.
Dosyada tipik olarak neler olur?
- Dava dilekçesi, deliller
- Kira sözleşmesi
- İhtarlar / tebligat evrakı
- Taahhütname (varsa)
- Tanık listesi (ihtiyaç gibi hallerde)
Gerçek süre:
- Dava açılışından ilk duruşmaya: 2–6 ay
- Duruşma sayısı: genelde 2–5 duruşma
Karar
Karar aşaması, mahkemenin “tamam” dediği yer. Fakat burada iki kritik gerçek var:
- Karar yazılır, tebliğ edilir.
- İstinaf temyiz süreçleri devreye girebilir (dosyanın niteliğine göre).
Gerçek süre:
- Son duruşmadan gerekçeli kararın yazılması: 1–4 ay
- Tebligat: 2–6 hafta
Uygulamada, ilk derece kararının alınması çoğu dosyada 8–18 ay bandında görülür. Daha kısa dosyalar da var; özellikle taahhütname gibi belgeye dayalı işlerde süre kısalır. İhtiyaç veya yeniden inşa iddiası gibi konular tartışmalıysa süre uzar.
İcra
Mahkeme kararı alındıktan sonra “kiracı çıkar” hissi gelir ya… İşte orada çoğu kişi yanılır. Karar tek başına anahtar teslimi sağlamaz; icra gerekir.
İcra takibinde süreç:
- Tahliye emri
- Süre tanınması
- Tahliye günü planlaması
Gerçek süre:
- Kararın kesinleşmesi + icra takibi hazırlığı: 1–3 hafta
- İcra dairesinin işlem ve gün vermesi: 2–8 hafta
İcra aşamasında stratejik bir detay bulunur:
Kiracı taşınmazı boşaltırken eşyaları bırakabilir, depo talep edebilir, süre isteyebilir. Bu ihtimaller için hazırlıklı olmak gerekir; yoksa fiili tahliye günü “yarım iş” olur.
Fiili tahliye
Fiili tahliye, sürecin final sahnesidir. Kapı açılır, tutanak tutulur, anahtar teslim alınır. Bazen dramatik, bazen sessiz.
Gerçek süre:
- İcra memurunun tahliye günü: Çoğunlukla 1 gün
- Eşya tahliyesi / yediemin / depo süreçleri: 1–10 gün (duruma göre)
Bu aşamada düzen önemlidir:
- Tutanak içeriği
- Eşya listesi
- Anahtar teslimi
- Sayaç (elektrik-su) durumu
Fiili tahliye, hukukun “kâğıttan dünyası” ile hayatın “somut dünyası”nın buluştuğu andır. Dilekçeler biter, vida sesi duyulur.
Tahliye Davası Ne Kadar Sürer ve Nasıl Hızlandırılır?
Bu soru neredeyse her görüşmenin ilk cümlesidir:
“Avukat Hanım, ne zaman çıkar?”
Hukukta süre takvimden öte, doğru hamleyle belirlenir. Aynı şehirde, aynı mahkemede açılan iki tahliye dosyasından biri 7 ayda biterken diğeri 2,5 yıl sürebilir. Aradaki fark çoğu zaman haklılıkla ilgili olmaz; seçilen yol ve yapılan hatalarla ilgilidir.
Bir kira dosyası küçük bir saat mekanizması gibidir. Bir dişli yanlış yerleşirse bütün düzen yavaşlar.
Ortalama süre
Türkiye uygulamasında tahliye davalarının süresi sebebe göre ciddi şekilde değişir. Aşağıdaki süreler gerçek dosya ortalamalarına göre hazırlanmış yaklaşık aralıklardır:
| Tahliye sebebi | Ortalama sonuç süresi |
| Tahliye taahhüdü (TBK m.352/1) | 6 – 12 ay |
| Kira borcu temerrüt (TBK m.315) | 8 – 14 ay |
| İcra yoluyla tahliye (İİK m.269 vd.) | 4 – 10 ay |
| İki haklı ihtar (TBK m.352/2) | 12 – 18 ay |
| Yeni malik ihtiyacı (TBK m.351) | 12 – 20 ay |
| İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m.350) | 14 – 24 ay |
| Yeniden inşa ve imar | 18 – 30 ay |
Dikkat çeken bir gerçek var:
Belgeye dayalı davalar hızlı ilerler, hayat durumuna dayalı davalar uzun sürer.
Sebep basit. Hâkim belgeyi inceler, ihtiyacı araştırır.
En hızlı yöntem
Her dosyada tek bir doğru yöntem bulunmaz; fakat hız açısından genel bir sıralama yapılabilir.
1-İcra yoluyla tahliye (kira borcu varsa)
İcra takipleri çoğu zaman en kısa yol olur. Kiracı ödeme yapamazsa tahliye emri doğrudan sonuç doğurur.
2-Tahliye taahhütnamesine dayalı dava
İmzalı ve tarihli bir taahhütname, yargılamayı büyük ölçüde tartışmasız hale getirir.
3-Temerrüt nedeniyle dava
Doğru ihtar ve süreyle açıldığında hızlı ilerler.
Kısaca:
Para borcu olan kiracıya icra, imza atan kiracıya taahhüt, dirençli kiracıya strateji gerekir.
Hızlandıran pratik hamleler:
- Tebligat adresini MERNİS üzerinden kontrol etmek
- İhtarı noter yerine KEP ile göndermek (mümkünse)
- Arabuluculukta tahliye tarihi teklif etmek
- Delilleri dava açılmadan toplamak
- Süreleri takvimle takip etmek
Bunlar küçük ayrıntı gibi görünür; fakat çoğu dosyada aylar kazandırır.
En çok yapılan hatalar
Tahliye davalarının önemli kısmı kanun eksikliğinin dışında, uygulama hatasından kaybedilir. En sık görülen hatalar şunlar:
1) Yanlış ihtar metni
30 gün yerine daha kısa süre verilmesi, ödeme yerinin belirtilmemesi gibi ayrıntılar davayı zayıflatır.
2) Süreyi kaçırmak
Özellikle TBK m.352/1 kapsamındaki taahhütnamede 1 aylık dava açma süresinin geçirilmesi dosyayı tamamen ortadan kaldırır.
3) İhtiyaç iddiasını abartmak
“Belki otururum” yaklaşımı mahkeme tarafından samimi bulunmaz. Hâkim gerçek kullanım arar.
4) Yanlış dava türü seçmek
Borç ödeyemeyen kiracıya ihtiyaç davası açılması aylarca zaman kaybettirir.
5) Tebligat adresini araştırmamak
Tebligat iadesi en büyük gecikme sebebidir.
6) Arabuluculuğu formalite görmek
Oysa çoğu dosyada doğru teklif ile tahliye tarihi anlaşmayla belirlenebilir.
7) Birden fazla sebebi aynı anda kullanmamak
Bazen en güçlü strateji tek kapıyı zorlamak değil, birkaç kapıyı birlikte açmaktır.
Tahliye sürecinin özeti şu cümlede saklıdır:
Hukuk hızdan ziyade, doğru sırayla ilerler. Doğru sebep seçildiğinde zaman kısalır; yanlış sebep seçildiğinde mahkeme yalnızca gerçeği tespit eder ve takvim kendi ritminde akmaya devam eder.
Doğru Adım Doğru Sonuç
Hukuk çoğu zaman yalnızca bir dava süreci değildir; doğru bilgiyle atılan ilk adım çoğu problemi başlamadan çözer. Bu yazıda paylaşılan bilgiler, uygulamadaki deneyim ve mevzuat bilgisinin birleşiminden doğan bir rehber niteliği taşır. Konuya daha geniş bir perspektiften bakmak isterseniz blogumuzdaki “Türkiye’de Gayrimenkul Hukukunda Son Değişiklikler” ve “Kira Hukukunda Kiracının Hakları?” başlıklı yazılar da süreci farklı yönleriyle anlamanıza yardımcı olacaktır.
Özlem Baysal Avukatlık ve Danışmanlık olarak boşanma hukuku, gayrimenkul ve kira hukuku başta olmak üzere iş hukuku, ticaret hukuku, miras hukuku ve tüketici hukuku alanlarında bireylere ve şirketlere çözüm odaklı hukuki destek sunuyoruz. Somut durumunuza özel değerlendirme ve yol haritası için bizimle iletişime geçebilir, süreci güvenle yönetebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
-
Tahliye davası devam ederken kiraya zam yapılabilir mi?
Evet, kira artışı talebi tahliye davasından bağımsızdır. Tahliye süreci devam ederken kira bedelinin artırılması için ayrıca kira tespit davası açılabilir. Dayanak hüküm TBK m.344’tür.
Ancak uygulamada şu önemli sonuç doğar:
Kiraya veren hem tahliye hem kira tespiti açmışsa mahkeme çoğu zaman tahliye dosyasının sonucunu beklemez. Çünkü biri sözleşmenin sona ermesi, diğeri bedelin belirlenmesiyle ilgilidir. -
Kiracı tahliye kararından sonra kira ödemeye devam ederse evde kalabilir mi?
Hayır. Tahliye kararı kesinleştiğinde kira ödemesi kiracının taşınmazda kalma hakkını sürdürmez.
Bu aşamadan sonra yapılan ödeme hukuken ecrimisil benzeri kullanım bedeli niteliği taşır. Yani ödeme yapılması kiracıyı yeniden kiracı yapmaz; yalnızca işgal süresinin bedelini karşılar.
Anahtar teslim edilmediği sürece borç devam eder fakat oturma hakkı devam etmez.
-
Kiracı evi başkasına devrederse tahliye engellenir mi?
Kiracı taşınmazı üçüncü kişiye bıraksa bile kira sözleşmesi sona ermez.
TBK m.322 uyarınca alt kira veya kullanım devri kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır.Rıza yoksa:
- Kiraya veren doğrudan tahliye isteyebilir
- Yeni oturan kişi de davaya dahil edilir
Pratikte buna “gizli alt kiralama” denir ve çoğu zaman tahliyeyi hızlandıran bir durum olur.
-
Ev sahibi elektrik ve suyu kapatırsa kiracı çıkmak zorunda mı?
Hayır. Bu davranış hukuka aykırı müdahale sayılır ve kiracının kullanım hakkını ihlal eder.
Kiracı:- Sulh hukuk mahkemesinden müdahalenin önlenmesini isteyebilir
- Tazminat talep edebilir
- Savcılığa başvurabilir
Yargıtay kararlarında bu tür eylemler “fiili tahliye” olarak değerlendirilir ve hukuki sorumluluk doğurur.
-
Tahliye davası sırasında kiracı adres değiştirirse süreç sıfırlanır mı?
Süreç sıfırlanmaz. Tebligat Kanunu gereği MERNİS adresine yapılan tebligat geçerli kabul edilir. Kiracının taşınması davayı durdurmaz.
Uygulamada şu durum sık görülür:
Kiracı tebligat almamak için adres değiştirir, ancak tebligat sistem üzerinden yapılır ve yargılama devam eder.Sonuç olarak dava kiracının bulunmasına bağlı değildir; hukuki adresine ulaşmasına bağlıdır.

