Bir evliliğin bitişi, çoğu zaman bir kapının kapanmasından çok, ardı ardına açılan yeni sorular gibidir. O sorulardan biri belki de en tartışmalısı nafakadır.
İşte ben, Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nda, yıllardır bu sorunun etrafında dönen insani, hukuki ve vicdani düğümleri çözmeye çalışan bir avukatım.
Nafaka davası, dışarıdan bakıldığında sadece “kim kime ne kadar ödeyecek” meselesi gibi görünür. Oysa işin içine girdiğinizde bunun bir denge arayışı olduğunu fark edersiniz. Bir taraf için geçim güvencesi, diğer taraf için adalet duygusu… Hukuk tam da bu iki teraziyi aynı anda taşımaya çalışır.
Nafaka nedir, ne değildir?
Türk Medeni Kanunu, nafakayı dört ana başlık altında düzenler (TMK m.169, 175, 182, 364). Ancak kanun maddeleri tek başına gerçeği anlatmaya yetmez. Çünkü nafaka:
- Bir ceza değildir
- Bir ömür boyu mahkûmiyet hiç değildir
- Ama çoğu zaman, hayatın kırılgan bir anında tutulan bir denge çubuğudur
Örneğin TMK m.175’e göre yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilir. Buradaki “yoksulluk” kelimesi, sanıldığı gibi açlık sınırı değildir; kişinin evlilik süresince alıştığı yaşam standardını tek başına sürdürememesi anlamına gelir. İşte davaların çoğu tam da bu kavramın etrafında şekillenir.
Neden bu kadar çok nafaka davası var?
Adalet Bakanlığı istatistiklerine baktığımızda, aile mahkemelerinde görülen davaların önemli bir kısmını nafaka taleplerinin oluşturduğunu görürüz. Bunun temel sebepleri şunlardır:
- Ekonomik eşitsizlikler
- Kadınların iş gücüne katılım oranının hâlâ istenilen seviyede olmaması
- Nafakanın süresi ve miktarı konusunda toplumda yerleşmiş yanlış inanışlar
Şunu açıkça söyleyeyim Hukuk, sloganlarla değil dosyalarla konuşur. “Süresiz nafaka herkes için geçerli” ya da “nafaka asla kaldırılamaz” gibi cümleler, gerçek hayatta çoğu zaman karşılık bulmaz. Nafaka; artırılabilir, azaltılabilir, kaldırılabilir. Yeter ki hukuki zemini doğru kurulsun.
Ben bu davalara nasıl bakıyorum?
Bir roman yazarı karakterini tanımadan hikâye kuramaz. Ben de dosyaya bakarken önce insanı anlamaya çalışırım. Çünkü nafaka davası:
- Gelir tablosu kadar hayat hikâyesidir
- Bordro kadar psikolojidir
- Kanun maddesi kadar vicdandır
Bu nedenle her dosyada şunu sorarım:
“Bu karar, beş yıl sonra bu insanların hayatında nasıl bir iz bırakır?”
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nda nafaka davalarına yaklaşımımız, yalnızca dava açıp takip etmekle sınırlı değildir. Biz, nafakayı bir “rakam” değil; müvekkilin hayatını doğrudan etkileyen hukuki bir denge meselesi olarak ele alırız. Bu nedenle sunduğumuz hizmetler, sürecin öncesini, kendisini ve sonrasını kapsayacak şekilde yapılandırılmıştır.
BOŞANMA AVUKATI İLETİŞİM FORMU
Nafaka Davası Hizmetlerimiz
- Tedbir Nafakası
- Boşanma davası sürecinde geçici nafaka talebinin hazırlanması
- Gelir–gider dengesi ve yaşam standardı analizine dayalı talep oluşturulması
- Tedbir nafakasına itiraz ve miktar revizyonu talepleri
- Yoksulluk Nafakası
- TMK m.175 kapsamında nafaka talep şartlarının değerlendirilmesi
- Kusur durumu, ekonomik yeterlilik ve yoksulluk kriterlerinin ispatı
- Yoksulluk nafakasına karşı savunma hazırlanması
- İştirak Nafakası
- Çocuk lehine nafaka talebi ve hesaplaması
- Eğitim, sağlık ve sosyal giderlerin belgelenmesi
- Nafaka miktarının çocuğun üstün yararı çerçevesinde belirlenmesi
- Yardım Nafakası
- TMK m.364 kapsamında altsoy, üstsoy ve kardeşler arası nafaka talepleri
- Muhtaçlık ve bakım yükümlülüğünün hukuki analizi
Nafaka Davası Açma ve Takip Hizmetleri
- Nafaka talepli boşanma davası dilekçelerinin hazırlanması
- Bağımsız nafaka davası açılması
- Nafaka taleplerinin boşanma dosyasına entegre edilmesi
- Aile Mahkemesi nezdinde duruşma takibi ve sözlü savunma
Nafaka Artırımı, Azaltımı ve Kaldırılması Davaları
- Nafaka Artırım Davaları
- Enflasyon, yaşam koşulları ve gelir değişikliği analizleri
- Güncel ekonomik verilerle desteklenen talep dosyası hazırlanması
- Nafaka Azaltımı Davaları
- Gelir kaybı, yeniden evlenme, sağlık sorunları gibi sebeplerin hukuki ispatı
- Orantısız nafaka yükünün ortadan kaldırılmasına yönelik dava süreci
- Nafakanın Kaldırılması
- Nafaka alan tarafın fiili evlilik benzeri yaşam sürmesi
- Yoksulluk halinin ortadan kalkması
- TMK ve Yargıtay içtihatlarına uygun kaldırma talepleri
Nafaka İcra ve Tahsil Süreçleri
- Ödenmeyen nafakalar için icra takibi başlatılması
- Nafaka alacağına ilişkin tazyik hapsi sürecinin yürütülmesi
- Birikmiş nafaka alacaklarının tahsili
- İcra dosyalarına yapılan itirazlara karşı hukuki savunma
Stratejik Hukuki Danışmanlık ve Önleyici Hizmetler
- Nafaka yükümlülüğü doğmadan önce hukuki risk analizi
- Boşanma öncesi nafaka planlaması
- Anlaşmalı boşanmalarda nafaka protokollerinin hazırlanması
- Uzun vadeli mali etkiler gözetilerek hukuki yol haritası oluşturulması
Yargıtay İçtihatlarına Dayalı Özel Dosya Çalışmaları
- Güncel Yargıtay kararları doğrultusunda dava stratejisi oluşturulması
- Emsal karar analizleri
- Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay temyiz süreçlerinin yürütülmesi
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak nafaka davalarında amacımız; müvekkilimizin yalnızca bugünkü hakkını değil, yarınını da koruyan çözümler üretmektir. Her dosya, tekil ve özeldir. Bu nedenle standart dilekçelerle değil, kişiye özgü hukuki stratejiyle ilerleriz.
İstanbul Boşanma Avukatı
Özlem BAYSAL
İstanbul barosuna kayıtlı avukat Özlem Baysal, 2012 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş ve yargılama sürecinin çeşitli alanlarında uzun yıllar görev almıştır.
Halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak şirket ve kişilerin dava süreçlerinde vekil olarak temsili; her türlü sözleşmenin hazırlanması, arabuluculuk ve uzlaştırma süreçleri, idari ve cezai soruşturma takibi, boşanma, miras, tapu iptal davaları, fikri ve sınai hakların korunması, ceza davaları, tazminat talepleri başta olmak üzere hukukun her alanında hizmet vermektedir.
Boşanma Davalarında
Uzmanlık Alanlarımız
Anlaşmalı Boşanma Davası
Çekişmeli Boşanma Davası
Evlat Edinme Davası
Çocuk Kaçırma Davası
Nafaka Davası
Mehir Alacağı Davası
Çocuk Velayet Davası
Diğer Boşanma Davaları →
Nafaka Davası Müvekkil Soruları
- Boşanma davası açmadan nafaka alabilir miyim?
Evet, belirli şartlar altında mümkündür.
Türk Medeni Kanunu m.169 uyarınca, boşanma davası açıldığında hâkim re’sen (kendiliğinden) tedbir nafakasına hükmedebilir. Ancak bunun yanında, fiilen ayrı yaşayan eş için ayrı bir nafaka davası açılması da mümkündür.
Burada önemli olan, evlilik birliğinin fiilen sarsılmış olması ve ekonomik dengenin bozulmasıdır. Yani nafaka, her zaman boşanmanın sonu değildir; bazen ayrılığın ortasında kurulan bir geçici köprüdür.
2. Çalışıyor olmam nafaka almama engel midir?
Bu soru neredeyse her dosyada karşımıza çıkar ve cevabı nettir:
Hayır, tek başına engel değildir.
TMK m.175’e göre önemli olan, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmediğinizdir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, asgari ücretle çalışan ya da düzensiz geliri olan bir eşin yoksulluk nafakası alabileceğini açıkça kabul etmektedir.
Özetle:
- Çalışmak ekonomik olarak güvende olmak
- Geliriniz, evlilik süresince sürdürdüğünüz hayatı tek başına devam ettirmeye yetmiyorsa, nafaka gündeme gelir
3. Nafaka gerçekten ömür boyu mu sürer?
Bu, toplumda en çok yanlış bilinen konulardan biridir.
Hukuken nafaka ömür boyu garanti edilmiş bir hak değildir.
Yoksulluk nafakası;
- Nafaka alanın yeniden evlenmesi
- Fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması
- Yoksulluk halinin ortadan kalkması
- Taraflardan birinin vefatı
gibi hallerde kendiliğinden sona erer veya dava yoluyla kaldırılabilir.
Yani nafaka, taş gibi sabit değil; hayat şartlarına göre şekil alan bir hukuki sonuçtur.
4. Nafaka miktarı neye göre belirleniyor?
Nafaka miktarı, tek bir kritere göre değil; birden fazla unsur birlikte değerlendirilerek belirlenir. Aile Mahkemeleri genellikle şu başlıklara bakar:
- Tarafların gelir ve gider durumu
- Sosyal ve ekonomik yaşam standardı
- Evliliğin süresi
- Çocukların ihtiyaçları (varsa)
- Kusur durumu (yoksulluk nafakası için)
Burada altını çizmek gerekir:
Hâkim, matematik hesabı yapmaz; hakkaniyet terazisini kullanır. Bu nedenle doğru belge, doğru anlatım ve doğru strateji nafaka miktarını doğrudan etkiler.
5. Nafaka ödenmezse ne olur?
Nafaka, sıradan bir borç değildir; öncelikli ve korunmuş bir alacaktır.
Ödenmediği takdirde:
- İcra takibi başlatılabilir
- Birikmiş nafaka alacakları faiziyle tahsil edilir
- Üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir
Bu yaptırımlar, nafakanın sadece hukuki değil; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak görüldüğünün açık göstergesidir.
Yaklaşımımız
Bir nafaka dosyası masamıza geldiğinde ilk baktığımız şey kanun maddesi değildir.
Önce şu soruyu sorarız:
“Bu dava, bu insanın hayatını beş yıl sonra nasıl etkileyecek?”
Çünkü nafaka;
- Sadece bugün için değil,
- Sadece duruşma günü için değil,
- Uzun bir zaman dilimi için verilen bir karardır.
Bu nedenle yaklaşımımız üç temel ilke üzerine kuruludur:
- Gerçekçi analiz
Müvekkile duymak istediğini değil, bilmesi gerekeni söyleriz. Talep edilebilir olanla hayal edilen olanı ayırırız. - Şeffaflık
Sürecin güçlü ve zayıf yönleri en başta açıkça ortaya konur. Sürprizlerle değil, öngörüyle ilerleriz. - Uzun vadeli bakış
Bugün kazanılan ama yarın taşınamaz hale gelen nafaka kararları, bizim için başarı değildir.
Dava Stratejilerimiz
Nafaka davalarında “şans” yoktur. İyi hazırlanmış bir strateji vardır.
Bu strateji genellikle şu aşamalarla şekillenir:
- Ekonomik Gerçekliğin İnşası
Mahkeme, tarafların beyanına değil; ispatlanan yaşam gerçeğine bakar. Bu nedenle:
- Gelir–gider tabloları sadece rakamlarla değil, hayatın içinden verilerle desteklenir
- Banka kayıtları, sosyal yaşam, harcama alışkanlıkları dosyaya entegre edilir
- Gizli ya da örtülü gelirler hukuki yöntemlerle görünür hale getirilir
Çünkü nafaka, bordroya değil; yaşam standardına göre belirlenir.
- Doğru Nafaka Türünün Doğru Zamanda Talebi
Her nafaka her dosyada talep edilmez.
Yanlış zamanda talep edilen doğru nafaka bile reddedilebilir.
Bu nedenle:
- Tedbir nafakası, davanın başında ve güçlü gerekçelerle talep edilir
- Yoksulluk nafakası için kusur ve yoksulluk dengesi titizlikle kurulur
- İştirak nafakası, çocuğun bugünü kadar geleceğini de kapsayacak şekilde planlanır
Burada temel ilkemiz şudur:
Talep edilebilen her şey, talep edilmelidir; ama her talep edilebilir olan istenmemelidir.
- Savunmada Hakkaniyet, Saldırıda Ölçülülük
Nafaka ödeyen taraf vekilliğinde hedefimiz “tamamen kurtulmak” değil; orantısız yükü ortadan kaldırmaktır.
Bu kapsamda:
- Gelir kaybı, sağlık durumu, yeni aile yükümlülükleri somut belgelerle ortaya konur
- Nafakanın azaltılması veya kaldırılması için Yargıtay içtihatlarıyla desteklenen savunmalar yapılır
- Mahkemenin hakkaniyet değerlendirmesine yön veren bir anlatım dili kurulur
Çünkü hâkim, rakamdan önce dengeyi arar.
- Yargıtay Perspektifiyle Dosya Kurgusu
Biz davayı yalnızca ilk derece mahkemesi için hazırlamayız.
Dosya, en başından itibaren istinaf ve temyiz ihtimali gözetilerek kurulur.
- Güncel Yargıtay kararları dosya içine yedirilir
- Yerleşik içtihatlara aykırı taleplerden bilinçli olarak kaçınılır
- Kararın sürdürülebilir olması hedeflenir
Bir kararın kazanılması kadar, bozulmadan kalması da önemlidir.
- Müvekkille Sürekli İletişim
Nafaka davaları uzun solukludur. Belirsizlik ise müvekkili yorar.
Bu nedenle sürecin her aşamasında:
- Olası senaryolar açıkça paylaşılır
- Duruşma sonrası durum değerlendirmesi yapılır
- “Ne oldu?” sorusu cevapsız bırakılmaz
Çünkü hukuk, ancak müvekkilin süreci anladığı ölçüde güven verir.
Sonuç olarak bizim için nafaka davası;
kazanılması gereken bir mücadeleden çok, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir.
Yanlış stratejiyle kazanılan bir karar, yıllar süren bir yük olabilir.
Doğru stratejiyle yönetilen bir dava ise, taraflar için taşınabilir ve adil bir son yaratır.
İşte bu nedenle, nafaka davalarında acele etmeyiz; hesapları sessizce ama derinlemesine yaparız.
Nafaka Meselesini Şansa Bırakmayın
Nafaka davası, çoğu insan için ilk bakışta bir “mahkeme işi” gibi durur. Oysa gerçekte, hayatın en kırılgan yerinden geçer: kira gününden, okul masrafından, market sepetinden, gecenin bir vakti gelen “Ben şimdi ne yapacağım?” sorusundan.
Ve şunu açık söyleyeyim:
Bu alanda en pahalı şey, çoğu zaman “kaybetmek” değildir. Yanlış stratejiyle kazanmış gibi görünmektir.
Bir dilekçede kaçırılan tek cümle, bir delilde unutulan tek ayrıntı, bir duruşmada yanlış kurulan tek ifade… Sonra yıllarca taşınan bir yük.
Bu yüzden karar vermeniz gereken şey şu:
- Nafaka talebiniz gerçekten hukuken güçlü mü? (TMK m.175, m.182)
- Tedbir nafakası sürecinde geçici korumayı doğru kurdunuz mu? (TMK m.169)
- Nafaka ödüyorsanız, bu yük hakkaniyet sınırında mı, yoksa hayatınızı kilitleyen bir çapa mı?
- Artırım, azaltım veya kaldırma için elinizdeki gerekçeler mahkemenin diliyle anlatılabilir mi?
Bunların her biri, “bir gün bakarız” denilecek konular değildir. Çünkü nafaka davalarında zaman, su gibi akar; akarken de bazen hakları da delilleri de beraberinde götürür.
Bizimle İletişime Geçtiğinizde Ne Olur?
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nda ilk görüşmede hedefimiz sizi sözlerle rahatlatmak değil; dosyanızın gerçek fotoğrafını çekmektir.
Kısa, net ve işe yarayan bir yol haritası çıkarırız:
- Hangi nafaka türü hangi şartlarda gündeme gelir?
- Talep veya savunmanızın güçlü ve zayıf noktaları neler?
- Hangi belgeler kritik, hangi adım acil?
- Süreci en az yıpratacak, en çok koruyacak strateji hangisi?
Çünkü iyi bir dava yönetimi, çoğu zaman mahkemede değil; mahkemeden önce doğru kurulan zeminde kazanılır.
Şimdi Küçük Bir Adım Atın
Eğer nafaka konusunda kafanız karışıksa, yalnız değilsiniz.
Herkesin kafası karışır; önemli olan, o karmaşayı doğru bilgiyle düzene sokmak.
- Nafaka talep etmeyi düşünüyorsanız, gecikmeden hukuki durumunuzu değerlendirin.
- Nafaka ödüyorsanız ve koşullar değiştiyse, “mecburum” diyerek susmayın.
- Ödenmeyen nafaka alacağınız varsa, hak kaybı yaşamadan tahsil yolunu başlatın.
Bazen bir dava, bir insanın hayatını ikiye ayırır: “öncesi” ve “sonrası”.
Bizim işimiz, o “sonrası”nı daha güvenli, daha adil ve daha taşınabilir kılmak.
Hazır olduğunuzda, birlikte başlayabiliriz.
Sık Sorulan Sorular
-
Evlilik çok kısa sürdüyse yine de nafaka ödenir mi?
Evet, kısa süreli evlilik nafakaya otomatik olarak engel değildir.
Türk Medeni Kanunu m.175, nafaka için evliliğin süresini şart olarak saymaz. Ancak uygulamada evlilik süresi, nafakanın miktarı ve süresi üzerinde etkili olur.Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı şudur:
Kısa süren evliliklerde, tarafın yoksulluğa düşüp düşmediği daha sıkı değerlendirilir. Birkaç ay süren, ekonomik bağ kurulmamış bir evlilikte nafaka talebi çoğu zaman reddedilir. Buna karşılık, kısa sürmüş olsa bile eşlerden biri işini bırakmış, yaşam düzenini tamamen evliliğe göre kurmuşsa nafaka gündeme gelebilir.Özetle:
Süre tek başına belirleyici değildir; sonuçları belirleyicidir. -
Nafaka alan kişi miras bırakabilir mi?
Bu soru nadir sorulur ama sonuçları önemlidir.
Cevap: Hayır, nafaka hakkı mirasçılara geçmez.Nafaka, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Nafaka alan kişinin vefatıyla birlikte nafaka kendiliğinden sona erer. Aynı şekilde, nafaka borcu da mirasçılara intikal etmez.
Ancak bir istisna vardır:
Vefattan önce birikmiş ve ödenmemiş nafaka alacakları varsa, bu alacaklar mirasçılar tarafından talep edilebilir.Yani nafaka bir “gelir” değil, kişisel bir yaşam desteğidir.
-
Nafaka maaştan ne kadar kesilebilir?
Nafaka, icra yoluyla tahsil edildiğinde maaş haczi gündeme gelir.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca genel kural maaşın dörtte biri iken, nafaka alacakları bu kuralın dışındadır.Uygulamada:
- Nafaka alacağı için maaşın dörtte birinden fazla kesinti yapılabilir
- Hâkim, borçlunun yaşamını tamamen imkânsız kılmayacak şekilde oran belirler
Bu yönüyle nafaka, sıradan borçlardan ayrılır; öncelikli alacak statüsündedir.
-
Nafaka gelir vergisine tabi midir?
Bu soru özellikle çalışan ve serbest meslek sahibi kişiler tarafından sıkça araştırılır.
- Nafaka alan kişi açısından:
Nafaka gelir vergisine tabi değildir. Beyan edilmez, vergilendirilmez. - Nafaka ödeyen kişi açısından:
Ödenen nafaka, belirli şartlar altında vergi matrahından düşülebilir.
Bu yönüyle nafaka, sadece aile hukuku değil; mali hukukla da temas eden bir sonuç doğurur. Yanlış beyanlar, ileride vergi sorunlarına yol açabilir.
- Nafaka alan kişi açısından:
-
Nafaka alırken yeniden evlenmeden birlikte yaşamak nafakayı etkiler mi?
Evet, hem de doğrudan etkiler.
TMK m.176’ya göre nafaka alan eş, fiilen evliymiş gibi birlikte yaşamaya başlarsa, nafaka kaldırılabilir.Burada resmi nikâh aranmaz. Uygulamada;
- Aynı evde yaşama
- Ortak sosyal hayat
- Ekonomik birliktelik
gibi unsurlar tanık, kolluk araştırması ve sosyal inceleme raporlarıyla ispatlanır.
Hukukun bu noktadaki yaklaşımı nettir:
Nafaka, yoksulluğu gidermek içindir; yeni bir hayatın gizli finansmanı değildir.
Boşanma Hukuku Makaleleri
Bazen bir evlilik, sessizce kapanan bir kapı gibi sona erer; bazen de yüksek sesli tartışmaların, kırılmış güvenin ve içe gömülen hayal kırıklıklarının ardından mahkeme salonlarında yankılanır. İşte tam bu noktada “Boşanma Davalarında Delil Sunma” konusu sahneye çıkar ve hukuki sürecin ağırlığını sırtlanır. Çünkü boşanma dosyası yalnızca geçmişin hikâyesi olmanın ötesinde, aynı zamanda kusur, velayet, nafaka…
Bazen bir evlilik, dışarıdan bakıldığında sessiz bir göl gibi görünür; oysa suyun altında fırtınalar kopuyordur. İşte aile içi şiddet, çoğu zaman bu sessiz gölün dibinde saklanan karanlık bir akıntıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre (TMK m. 162 – hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış) eşlerden birinin diğerine şiddet uygulaması boşanma sebebi olarak kabul edilir….
Bir davanın kaderi, bazen mahkeme salonundaki görkemli savunmalarla değil; dilekçedeki küçük bir imla hatasıyla, yanlış bir kelime seçimiyle, ya da eksik bir belgeyle çizilebilir. Hukuk, ince dokulu bir kumaş gibidir bir yerinden çekerseniz tüm yapı çözülür. İstatistiklere göre, Türkiye’de açılan hukuk davalarının yaklaşık %17’si (2023 Yargıtay İstatistikleri) usul hataları nedeniyle reddedilmekte ya da sürüncemede kalmaktadır….
BOŞANMA AVUKATI İSTANBUL İLETİŞİM
İstanbul boşanma süreçlerinde rehberlik ve destek arayan kişiler için kapsamlı hizmet seçenekleri sunan, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biridir. Boşanma avukatıyla iletişime geçmeyi planlayan bireyler bu yolda hangi adımları takip etmeli?
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık olarak İstanbul merkezli müşterilerimize boşanma hukuku alanında uzmanlaşmış ve deneyimli avukat kadromuz aracılığıyla yardımcı oluyoruz. Boşanma hukukuyla ilgili tüm sorularınız için nitelikli ve deneyimli yardım almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz. Boşanma hukukunun karmaşıklıklarını, siz kıymetli müvekkillerimizin yararına olacak şekilde yönlendirmek ve en iyi sonuçları elde etmek için hazırız. İstanbul’daki en iyi boşanma avukatı arayışınızda, Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık ekibinin profesyonel desteği her zaman yanınızdadır.
Çobançeşme Mah. Nish İstanbul
C Blok K.13 D.150 Bahçelievler / İstanbul
Konum →
Tel: 0 543 944 92 13
Mail: info@ozlembaysal.av.tr
Hafta içi: 09:00 – 18:00
Cumartesi: 10:00 – 15:00
Pazar: Kapalı