Bir evliliğin başında söylenen sözler çoğu zaman geleceğe bırakılmış emanetler gibidir. Mehir de bu emanetlerden biridir. Nikâh masasında kimi zaman fısıltıyla, kimi zaman açıkça dile getirilen; altın, para ya da bir hak olarak kararlaştırılan mehir, evlilik sona erdiğinde hukukun kapısını çalan sessiz bir alacak haline gelir. İşte tam bu noktada, romantik bir vaadin hukuki bir talebe dönüşme hikâyesi başlar.
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu çatısı altında yıllardır Mehir Alacağı Davası üzerine çalışan bir avukat olarak şunu açıkça söyleyebilirim; mehir davaları, klasik bir alacak davasından çok daha fazlasını anlatır. Bu davalarda yalnızca rakamlar, ziynet listeleri ya da senetler konuşmaz; evlilik sürecinin sosyolojisi, tarafların niyeti ve toplumsal alışkanlıklar da dosyaya sızar. Bir bakıma hâkim, hukuk metinleriyle birlikte insan hikâyelerini de okur.
Hukuki çerçeveye gelirsek: Mehir alacağı, Türk Medeni Kanunu’nda açık bir başlık altında düzenlenmemiş olsa da Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ve 27. maddeleri uyarınca tarafların serbest iradeyle yaptığı sözleşmeler kapsamında değerlendirilir. Yargıtay kararları ise bu alanın pusulası gibidir. Yerleşik içtihatlara göre Mehir, evlilik sırasında ya da evliliğin sona ermesiyle talep edilebilen, yazılı veya tanıkla ispatlanabilen bir alacak türü olarak kabul edilir. İstatistiklere bakıldığında, aile hukukuna konu alacak davalarının önemli bir kısmını Mehir ve ziynet alacağı uyuşmazlıkları oluşturur. Bu da konunun ne kadar yaygın yaşandığını sessizce ortaya koyar.
Mehir davası açmayı düşünen danışanlara genellikle şu başlıklar altında yaklaşırım:
- Mehirin türü: Muaccel mi, müeccel mi kararlaştırıldı
- İspat araçları: Nikâh senedi, mehir senedi, tanık beyanları
- Zamanaşımı: Alacağın talep edilebilir hale geldiği tarih
- Usul stratejisi: Aile mahkemesi mi, asliye hukuk mahkemesi mi
Her dosyada aynı reçete yazılmaz. Çünkü her evlilik kendi iklimini yaratır. Kimi zaman bir bilezik, kimi zaman bir ev vaadi, kimi zaman da “ileride konuşuruz” denilerek bırakılan ucu açık bir söz çıkar karşımıza. Avukatın görevi, bu dağınık parçaları hukuki bir bütün haline getirmektir.
BOŞANMA AVUKATI İLETİŞİM FORMU
Mehir Alacağı Davası Hizmetlerimiz
- Mehir alacağının hukuki niteliğinin tespiti
Mehirin muaccel veya müeccel olup olmadığı, talep edilebilirlik zamanı ve alacak türü kapsamlı biçimde değerlendirilir. - Dava öncesi hukuki danışmanlık ve strateji belirleme
Dava açılmadan önce risk analizi yapılır, ispat planı oluşturulur ve sürecin olası sonuçları müvekkille açık biçimde paylaşılır. - Mehir senedi ve yazılı belgelerin hukuki incelemesi
Nikâh sırasında düzenlenen mehir senetleri, protokoller ve ek belgeler Borçlar Hukuku ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde analiz edilir. - Tanıkla ispat sürecinin planlanması ve yürütülmesi
Yazılı belge bulunmayan dosyalarda tanık seçimi, beyanların hukuki değeri ve ispat gücü profesyonel biçimde ele alınır. - Mehir alacağı davasının açılması ve takibi
Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, dava dilekçesinin hazırlanması, duruşmaların takibi ve usuli işlemlerin yürütülmesi sağlanır. - Yargıtay içtihatlarına dayalı dilekçe ve savunma hazırlanması
Güncel ve yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda, dosyaya özel güçlü hukuki argümanlar geliştirilir. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süre analizleri
Mehir alacağının hangi tarihten itibaren talep edilebileceği ve süre riskleri ayrıntılı biçimde değerlendirilir. - Uzlaşma ve sulh görüşmelerinin yürütülmesi
Müvekkilin menfaatine uygun durumlarda, dava dışı çözüm yolları ve sulh seçenekleri profesyonel müzakere teknikleriyle ele alınır. - Karar sonrası icra ve tahsilat süreçleri
Hüküm altına alınan mehir alacağının tahsili için icra takibi başlatılır ve sürecin etkin biçimde sonuçlanması sağlanır.
Mehir Alacağı Davası, teknik bilgiyle birlikte sosyal gerçekliği de okuyabilmeyi gerektirir. Bu nedenle her dosyayı standart bir alacak davası gibi ele almıyor; evliliğin koşullarını, tarafların iradesini ve dosyanın ruhunu birlikte değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, sunduğumuz hizmetlerin temelini oluşturur.
İstanbul Boşanma Avukatı
Özlem BAYSAL
İstanbul barosuna kayıtlı avukat Özlem Baysal, 2012 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş ve yargılama sürecinin çeşitli alanlarında uzun yıllar görev almıştır.
Halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak şirket ve kişilerin dava süreçlerinde vekil olarak temsili; her türlü sözleşmenin hazırlanması, arabuluculuk ve uzlaştırma süreçleri, idari ve cezai soruşturma takibi, boşanma, miras, tapu iptal davaları, fikri ve sınai hakların korunması, ceza davaları, tazminat talepleri başta olmak üzere hukukun her alanında hizmet vermektedir.
Boşanma Davalarında
Uzmanlık Alanlarımız
Anlaşmalı Boşanma Davası
Çekişmeli Boşanma Davası
Evlat Edinme Davası
Çocuk Kaçırma Davası
Nafaka Davası
Mehir Alacağı Davası
Çocuk Velayet Davası
Diğer Boşanma Davaları →
Mehir Alacağı Davası Müvekkil Soruları
- Mehir alacağı davası tam olarak nedir, neyi konu alır?
Mehir alacağı davası, evlilik sırasında kararlaştırılan mehirin yerine getirilmemesi üzerine açılan bir alacak davasıdır. Mehir; altın, para, taşınmaz ya da belirli bir hakkın devri şeklinde kararlaştırılabilir. Hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan sözleşme serbestisi ilkesi oluşturur. Yargıtay uygulamasında mehir, tarafların iradesine dayanan geçerli bir borç ilişkisi olarak kabul edilir.
- Mehir senedi bulunmadan dava açılabilir mi?
Evet, açılabilir. Mehir senedi güçlü bir ispat aracı olsa da tek yol olarak görülmez. Tanık beyanları, düğün sırasında yapılan konuşmalar, aile büyüklerinin şahitliği ve tarafların sosyal çevredeki anlatımları mahkeme tarafından birlikte değerlendirilir. Yargıtay kararları, özellikle yöresel örf ve adetlerin dikkate alınması gerektiğini açıkça vurgular.
- Mehir alacağı boşanma davası sonuçlanmadan talep edilebilir mi?
Bu durum, mehirin türüne göre değişir. Muaccel mehir evlilik sırasında talep edilebilir hale gelir. Müeccel mehir ise çoğu zaman boşanma veya evliliğin sona ermesiyle birlikte istenir. Bu ayrım, davanın zamanlamasını ve stratejisini doğrudan etkiler. Yanlış zamanda açılan bir dava, hak kaybı riskini artırır.
- Mehir alacağı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Mehir alacağı, niteliği gereği bir borç ilişkisidir ve Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi kapsamında on yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, mehirin talep edilebilir hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu tarihin doğru tespiti, davanın kaderini belirleyen temel unsurlardan biridir.
- Mehir alacağı davası ne kadar sürer?
Dosyanın içeriğine göre süre değişkenlik gösterir. Yazılı delillerin bulunduğu ve tanık sayısının sınırlı olduğu davalar daha kısa sürede sonuçlanır. İspatın ağırlıklı olarak tanıklara dayandığı dosyalarda süreç uzayabilir. Ortalama bir yargılama süresi, bir ile iki yıl arasında şekillenir. Usul stratejisi doğru kurulduğunda bu süre daha öngörülebilir hale gelir.
Yaklaşımımız
Her dosyaya aynı gözlükle bakmayız. Çünkü mehir, standart bir borç ilişkisinden çok, sosyal hafızayla iç içe geçmiş bir hukuki olgudur. Bu nedenle işe her zaman hikâyeyi dinleyerek başlarız.
- Önce anlatı, sonra norm
Müvekkilin evlilik sürecini, mehirin nasıl ve hangi şartlarda kararlaştırıldığını ayrıntılı biçimde dinleriz. Hukuki nitelendirme, bu anlatının üzerine inşa edilir. - Toplumsal gerçekliğe duyarlı okuma
Yöresel örf ve adetler, aile yapısı ve evliliğin kurulduğu sosyolojik zemin dosyanın ayrılmaz parçası olarak ele alınır. Yargıtay’ın bu unsurlara verdiği önem stratejimizin temel taşlarından biridir. - Şeffaflık ve öngörülebilirlik
Sürecin başında olası riskleri, güçlü ve zayıf yönleri açıkça paylaşırız. Müvekkil, davanın her aşamasında nerede durduğunu bilir.
Dava Stratejilerimiz
Mehir Alacağı Davası’nda başarı, çoğu zaman doğru stratejiyle başlar. Bu stratejiler dosyanın içeriğine göre şekillenir ve dinamik biçimde güncellenir.
- Mehirin hukuki statüsünün netleştirilmesi
Muaccel–müeccel ayrımı, talep zamanı ve zamanaşımı hesabı ilk aşamada kesin biçimde belirlenir. Bu tespit, davanın yönünü tayin eder. - İspat planının katmanlı kurulması
Yazılı deliller, tanık anlatımları ve hayatın olağan akışı birlikte kurgulanır. Mahkemenin yalnızca belgeye bakmadığı, bütünsel bir değerlendirme yaptığı gerçeği göz önünde tutulur. - Yargıtay içtihatlarıyla uyumlu dilekçeler
Soyut iddialardan uzak, içtihat destekli ve dosyaya özgü dilekçeler hazırlanır. Bu yaklaşım, hâkimin dosyayı okuma biçimini doğrudan etkiler. - Usul ekonomisine dayalı hareket
Gereksiz taleplerden kaçınılır, davayı uzatan hamlelerden bilinçli biçimde uzak durulur. Amaç, hakkın en kısa sürede somut karşılığa kavuşmasıdır. - Alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesi
Uyuşmazlığın yapısına uygun düştüğü durumlarda sulh ve uzlaşma seçenekleri masada tutulur. Bu adımlar, müvekkilin menfaati doğrultusunda profesyonel müzakerelerle yürütülür.
Mehir Alacağı Davası, kâğıt üzerindeki bir alacak kaleminden ibaret görülmemelidir. Bu dava türü, verilen bir sözün hukuki yankısıdır. Biz, bu yankının mahkeme salonlarında doğru tonda duyulması için çalışırız. Her dosyada aynı ciddiyetle, aynı özenle ve aynı sorumluluk duygusuyla ilerleriz. Devamında ele alacağımız örnek dosyalar ve içtihat analizleri, bu yaklaşımın pratiğe nasıl yansıdığını daha net gösterecek.
Mehir Alacağı Bir Bekleyiş Olmasın, Hakkın Olarak Yerini Bulsun
Bazı haklar vardır; sessiz kaldıkça ağırlaşır, ertelendikçe belirsizleşir. Mehir alacağı da tam olarak böyledir. Zaman geçtikçe deliller silikleşir, tanıkların hafızası bulanır, hukuki alan daralır. Oysa doğru anda atılan tek bir adım, yıllardır askıda kalan bir vaadi somut bir sonuca dönüştürebilir.
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık olarak Mehir Alacağı Davası alanında yürüttüğümüz çalışmalar, beklemeyi değil harekete geçmeyi esas alır. Her dosyada önce ihtimali, sonra riski, ardından çözümü konuşuruz. Hukuki süreci karmaşık terimlerin arkasına saklamadan; açık, anlaşılır ve stratejik biçimde yönetiriz.
Eğer evliliğiniz sırasında kararlaştırılan mehir yerine getirilmediyse;
Eğer elinizde senet bulunmasa bile söylenmiş sözler ve tanıklar varsa;
Eğer bu hakkın talep edilip edilemeyeceğini merak ediyorsanız;
bu soruların cevabı bir dosyanın içinde saklıdır. O dosya doğru hazırlanırsa, hak görünür hale gelir.
Bir davayı kazanmak, çoğu zaman mahkeme salonunda başlar sanılır. Oysa gerçek kazanım, ilk danışma görüşmesinde şekillenir. Doğru anlatılan bir hikâye, doğru kurulan bir stratejiyle birleştiğinde hukuk, yalnızca kural koyan bir sistem olmaktan çıkar; hakkı teslim eden bir mekanizmaya dönüşür.
Mehir alacağı konusunda nerede durduğunuzu öğrenmek, ihtimalleri netleştirmek ve süreci profesyonel bir bakışla değerlendirmek için bizimle iletişime geçin. Sessiz kalan bir hakkın sesi olun. Birlikte, hukukun sizi duyduğu noktaya yürüyelim.
Sık Sorulan Sorular
-
Mehir alacağı davası için boşanmanın kesinleşmesi şart mıdır?
Bu sorunun yanıtı mehirin niteliğine bağlıdır. Müeccel mehir, genellikle evliliğin sona ermesiyle talep edilebilir hale gelir ve bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesi önem taşır. Muaccel mehir ise evlilik devam ederken de istenebilir. Bu ayrım göz ardı edildiğinde dava erken açılabilir ya da geç kalınabilir. Her iki ihtimal de hak kaybına yol açar.
-
Mehir olarak kararlaştırılan altınlar aynen mi istenir, bedeli mi talep edilir?
Uygulamada mahkemeler, mehir olarak kararlaştırılan altının aynen teslimini esas alır. Ayni ifa mümkün olmadığında, dava tarihindeki rayiç değer üzerinden bedel tahsiline hükmedilir. Bu noktada bilirkişi raporları ve piyasa değerleri belirleyici olur. Strateji, talep dilekçesinde doğru kurgulanmalıdır.
-
Mehir alacağı mirasçılara geçer mi?
Evet, mehir alacağı malvarlığına dahil bir hak niteliği taşır. Alacaklı eşin vefatı halinde, bu hak mirasçılara intikal eder. Aynı şekilde borçlu eşin vefatı durumunda da mehir alacağı terekeye karşı ileri sürülür. Bu tür dosyalar, aile hukuku ile miras hukukunun kesiştiği özel bir alan oluşturur.
-
Mehir alacağı davası ile ziynet alacağı davası aynı anda açılabilir mi?
Aynı dava dilekçesi içinde her iki talep birlikte ileri sürülebilir. Ancak hukuki dayanakları ve ispat araçları farklıdır. Ziynet alacağı, fiili teslim ve iade tartışmaları etrafında şekillenirken; mehir alacağı sözleşmesel bir borç ilişkisine dayanır. Bu farkın dilekçeye doğru yansıtılması, davanın sağlıklı ilerlemesini sağlar.
-
Mehir alacağı davasında karşı taraf ödeme gücüm yok diyebilir mi?
Borçlunun ekonomik durumu, mehir borcunun varlığını ortadan kaldırmaz. Mahkeme, borcun sabit olduğuna kanaat getirdiğinde hüküm kurar. Ödeme aşamasında icra hukuku devreye girer ve borcun tahsili bu çerçevede yürütülür. Maddi durum, borcun inkârı için geçerli bir gerekçe oluşturmaz.
Boşanma Hukuku Makaleleri
Bazen bir evlilik, sessizce kapanan bir kapı gibi sona erer; bazen de yüksek sesli tartışmaların, kırılmış güvenin ve içe gömülen hayal kırıklıklarının ardından mahkeme salonlarında yankılanır. İşte tam bu noktada “Boşanma Davalarında Delil Sunma” konusu sahneye çıkar ve hukuki sürecin ağırlığını sırtlanır. Çünkü boşanma dosyası yalnızca geçmişin hikâyesi olmanın ötesinde, aynı zamanda kusur, velayet, nafaka…
Bazen bir evlilik, dışarıdan bakıldığında sessiz bir göl gibi görünür; oysa suyun altında fırtınalar kopuyordur. İşte aile içi şiddet, çoğu zaman bu sessiz gölün dibinde saklanan karanlık bir akıntıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre (TMK m. 162 – hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış) eşlerden birinin diğerine şiddet uygulaması boşanma sebebi olarak kabul edilir….
Bir davanın kaderi, bazen mahkeme salonundaki görkemli savunmalarla değil; dilekçedeki küçük bir imla hatasıyla, yanlış bir kelime seçimiyle, ya da eksik bir belgeyle çizilebilir. Hukuk, ince dokulu bir kumaş gibidir bir yerinden çekerseniz tüm yapı çözülür. İstatistiklere göre, Türkiye’de açılan hukuk davalarının yaklaşık %17’si (2023 Yargıtay İstatistikleri) usul hataları nedeniyle reddedilmekte ya da sürüncemede kalmaktadır….
BOŞANMA AVUKATI İSTANBUL İLETİŞİM
İstanbul boşanma süreçlerinde rehberlik ve destek arayan kişiler için kapsamlı hizmet seçenekleri sunan, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biridir. Boşanma avukatıyla iletişime geçmeyi planlayan bireyler bu yolda hangi adımları takip etmeli?
Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık olarak İstanbul merkezli müşterilerimize boşanma hukuku alanında uzmanlaşmış ve deneyimli avukat kadromuz aracılığıyla yardımcı oluyoruz. Boşanma hukukuyla ilgili tüm sorularınız için nitelikli ve deneyimli yardım almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz. Boşanma hukukunun karmaşıklıklarını, siz kıymetli müvekkillerimizin yararına olacak şekilde yönlendirmek ve en iyi sonuçları elde etmek için hazırız. İstanbul’daki en iyi boşanma avukatı arayışınızda, Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık ekibinin profesyonel desteği her zaman yanınızdadır.
Çobançeşme Mah. Nish İstanbul
C Blok K.13 D.150 Bahçelievler / İstanbul
Konum →
Tel: 0 543 944 92 13
Mail: info@ozlembaysal.av.tr
Hafta içi: 09:00 – 18:00
Cumartesi: 10:00 – 15:00
Pazar: Kapalı