Bir istasyonda bekler gibi bekler insan bazen. Kalabalık akıp gider, anonslar birbirine karışır, herkes bir yere yetişir. Siz ise tek bir yöne bakarsınız.
Çocuk kaçırma vakalarında anne-baba çoğu kez tam da böyle hisseder: Herkes hayatına devam ediyormuş gibi, ama sizin için her şey o tek noktada düğümlenir çocuğun kapıdan en son çıktığı yerde.
Bazen “gitti” dedikleri, bir sokak ötede bir evdir. Bazen de başka bir ülke. Mesafe büyüdükçe ses küçülür; ama endişe büyür. Ve işin acı tarafı şu; bu meselede saniyeler bile kıymetlidir.

Ben Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nda Çocuk Kaçırma Davaları üzerine çalışan bir avukatım. Bu alan, dışarıdan bakınca tek bir başlık gibi görünür; oysa içeride iki ayrı nehir aynı yatağa akar:

  • Ceza hukuku tarafı: “Çocuğu kaçırma / alıkoyma” fiili bir suç olabilir. Türk Ceza Kanunu’nda TCK m.234 başlığı tam da bunu konuşur: velayet/vesayet düzenini ihlal eden kaçırma veya alıkoyma hâllerini ve yaptırımlarını düzenler.
  • Aile ve uluslararası boyut: Çocuk bir ülke sınırını geçtiyse, mesele artık sadece “kim haklı?” değil; çoğu kez “çocuk hangi ülkeye, hangi hızla, hangi usulle iade edilecek?” sorusudur. Türkiye’de bunun omurgası, 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanundur; amacı da velayet hakkı ihlaliyle başka bir tarafa götürülen/alıkonulan çocuğun mutat meskenine (yani hayatının merkezine) dönüşünü düzenlemektir.

Bu noktada küçük ama kritik bir ayrımı masaya koyalım. Çocuk kaçırma, sinemadaki karanlık sokak klişesi olmak zorunda değil. Gerçek hayatta en sık gördüğümüz tablo şu: Ayrılık, gerilim, “bir süre bende kalsın” pazarlığı… ve bir gün o “süre” uzar, iletişim kesilir, adres değişir. Çocuk, bir anda çekişmenin halatı olur. Oysa hukuk, çocuğu halat olarak görmez insan sayar; hatta daha da ötesi, korunması gereken bir merkez.

Nitekim çocuk hukukunda pusula, çoğu zaman tek bir cümleye bakar: çocuğun esenliği. Bizde bu yaklaşımın çerçevesini çizen metinlerden biri 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunudur; çocukların haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları hedefler.

Uluslararası dosyalarda ise bir başka gerçek devreye girer: zaman. İyi niyetle bile ertelenen her gün, çocuğun yeni düzene “kök salma” ihtimalini artırır. 1980 Lahey sistemi üzerine yapılan küresel istatistik çalışmaları bize şunu fısıldıyor: 2021 yılında merkezî makamlar üzerinden binlerce başvuru yapılmış; bunların önemli kısmı “iade” talepleri. Ve iade süreçlerinde “hız” konuşulurken, dosyaların hatırı sayılır kısmının mahkemeye taşındığını ve iade oranlarının dosyaya, ülkeye ve iddianın niteliğine göre değiştiğini görüyoruz.

Türkiye’de uluslararası çocuk kaçırma başvurularında merkezî makam rolü, Adalet Bakanlığı bünyesindeki ilgili birimlerce ve yerelde Cumhuriyet başsavcılıkları kanalıyla yürütülür. Bu, pratikte şu anlama gelir: Bazen tek bir doğru dilekçe, tek bir doğru başvuru yolu, aylarca sürecek karmaşayı günlere indirebilir; bazen de yanlış atılan bir adım, dosyanın ritmini bozar.

Bu davalarda en tehlikeli şey, “Ben haklıyım, o yüzden zaten kazanırım” rehaveti. Haklı olmak önemlidir; ama çocuk kaçırma dosyalarında asıl mesele çoğu kez doğru hukuki zemine doğru zamanda basmaktır.

Devamında şunları birlikte açacağım:

  • “Çocuk kaçırma” ile “velayet ihtilafı” nerede ayrılır, nerede kesişir?
  • Mutat mesken ne demek; neden çoğu dosyada her şey onun etrafında döner?
  • Hangi durumlarda iade istenir, hangi durumlarda iade reddi tartışılır?
  • Türkiye’de süreç nasıl işler, kim hangi aşamada devreye girer?

Bir romanın ilk sayfası gibi düşünün. Karakterler belli, gerilim gerçek, ama sonu yazılmamış. Bu hikâyede benim işim, sesinizi mahkeme diline çevirmekle sınırlı kalmaz sadece aynı zamanda çocuğun hayatının ortasına düşen bu büyük çatlağı, hukukun doğru araçlarıyla daha fazla büyümeden onarmaya çalışmak.

BOŞANMA AVUKATI İLETİŞİM FORMU

    Çocuk Kaçırma Davaları Kapsamında Hizmetlerimiz

    1) Uluslararası Çocuk Kaçırma ve İade Süreçleri (5717 Sayılı Kanun / Lahey Süreci)

    • Uluslararası çocuk kaçırma (yurt dışına götürme veya yurt dışında alıkoyma) vakalarında iade başvurusu hazırlığı ve takibi
    • Merkezî makam başvuru dosyasının hazırlanması, delil setinin oluşturulması ve süreç koordinasyonu
    • Türkiye’de görülen iade davalarının (ilk derece/istinaf/temyiz) yürütülmesi
    • İade talebine karşı itiraz ve savunma stratejisinin kurulması (risk analizi, uygun itiraz sebepleri)
    • Çocuğun geçici korunması, teslimi ve seyahat süreçlerinde hukuki güvenlik planı oluşturulması

    2) Türkiye İçinde Çocuğun Kaçırılması / Alıkonulması (Aile Hukuku + Ceza Hukuku Ekseninde)

    • Çocuğun diğer ebeveyn/üçüncü kişilerce alıkonulması veya gösterilmemesi hâlinde hızlı aksiyon planı
    • Velayet düzenine aykırı fiillerde ceza hukuku başvuruları ve sürecin takibi (suç duyurusu, soruşturma/kovuşturma desteği)
    • Çocuğun yerinin tespiti, teslimi ve kolluk/kurumlarla yürütülecek işlemlerde hukuki koordinasyon

    3) Velayet, Kişisel İlişki ve Tedbir Talepleri

    • Velayetin belirlenmesi veya değiştirilmesi davalarında temsil
    • Çocukla kişisel ilişkinin tesisine/yeniden düzenlenmesine yönelik başvurular
    • Acil durumlarda:
      • İhtiyati tedbir talepleri
      • Çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak engellenmesine yönelik hukuki başvurular
      • Pasaport/seyahat riskinin yönetilmesi

    4) Delil ve Dosya Yönetimi (Stratejik Hazırlık)

    • WhatsApp/e-posta/arama kayıtları, uçuş-konaklama bilgileri, okul-sağlık kayıtları gibi materyallerin hukuka uygun delillendirilmesi
    • “Mutat mesken”, fiilî bakım düzeni, çocuğun rutinleri gibi kritik konularda dosya omurgasının kurulması
    • Riskli beyanlardan kaçınma, iletişim dili ve süreç boyunca yapılması/yapılmaması gerekenler için danışmanlık

    5) Arabuluculuk, Uzlaşma ve Protokol Hazırlığı

    • Çocuğun üstün yararını merkeze alan ebeveynlik/teslim ve görüş düzeni protokolleri
    • Sınır aşan durumlarda seyahat, teslim noktası, iletişim planı, okul ve sağlık süreçlerini kapsayan uygulanabilir anlaşma metinleri
    • Anlaşmanın icra kabiliyeti ve ihlal hâllerine karşı koruyucu hükümler

    6) Çocuğun Güvenliği ve Koruyucu Mekanizmalar

    • Şiddet, tehdit, istismar şüphesi veya ciddi risk iddialarında ilgili koruma yollarının planlanması
    • Sosyal inceleme, uzman görüşü ve kurum yazışmalarının yönetimi
    • Çocuğun psikolojik yıpranmasını azaltacak şekilde sürecin yapılandırılması (duruşma hazırlığı ve iletişim stratejisi)

    7) Yabancı Ülke Avukatlarıyla Koordinasyon (Sınır Aşan Dosyalar)

    • Yurt dışındaki avukatlarla iş birliği, belge standardizasyonu ve zaman çizelgesi yönetimi
    • Türkiye’deki süreç ile yabancı ülkedeki paralel süreçlerin çelişmeyecek şekilde kurgulanması

    8) Süreç Bilgilendirme ve Şeffaf Takip

    • Dosyanın başında yol haritası, muhtemel senaryolar ve süre/masraf öngörüsü (dosyaya özgü)
    • Düzenli bilgilendirme, evrak listeleri, duruşma hazırlığı ve karar sonrası uygulanacak adımların planlanması

    İstanbul Boşanma Avukatı
    Özlem BAYSAL

    İstanbul barosuna kayıtlı avukat Özlem Baysal, 2012 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş ve yargılama sürecinin çeşitli alanlarında uzun yıllar görev almıştır.

    Halen İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak şirket ve kişilerin dava süreçlerinde vekil olarak temsili; her türlü sözleşmenin hazırlanması, arabuluculuk ve uzlaştırma süreçleri, idari ve cezai soruşturma takibi, boşanma, miras, tapu iptal davaları, fikri ve sınai hakların korunması, ceza davaları, tazminat talepleri başta olmak üzere hukukun her alanında hizmet vermektedir.

    Boşanma Davalarında
    Uzmanlık Alanlarımız

    Anlaşmalı Boşanma Davası
    Çekişmeli Boşanma Davası
    Evlat Edinme Davası
    Çocuk Kaçırma Davası
    Nafaka Davası
    Mehir Alacağı Davası
    Çocuk Velayet Davası
    Diğer Boşanma Davaları →

    Çocuk Kaçırma Davası Müvekkil Soruları

    1) “Çocuk kaçırma” dediğimiz şey tam olarak nedir?

    Halk dilinde “kaçırma” deyince çoğu kişinin aklına yabancı birinin çocuğu zorla alması gelir. Oysa bizim masaya sık gelen senaryo daha “ev içi”dir:

    • Ebeveynlerden biri, çocuğu diğer ebeveynin rızası olmadan götürür ya da
    • Çocuğu geri getirmeyerek alıkoyar.

    Bu fiil, koşullara göre hem aile hukuku hem ceza hukuku hem de (ülke sınırı varsa) 5717 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir.

    2) Bu bir suç mu?

    Bazen evet. Velayet/vesayet düzenini ihlal eden kaçırma veya alıkoyma hâlleri, şartları oluştuğunda Türk Ceza Kanunu m.234 çerçevesinde gündeme gelir.
    Ama şunu da dürüstçe söyleyeyim ceza dosyası tek başına “çocuğu hemen getirir” diye bir sihirli kapı değildir; çoğu dosyada asıl hedef, çocuğun güvenli ve hukuka uygun şekilde teslimini sağlayacak doğru eşgüdümdür.

    3) Çocuğum yurt dışına çıkarıldıysa ne olur?

    O noktadan sonra sahne değişir: Haklılık hesabının yanına, çocuğun hangi ülkeye hangi hukuk yoluyla iade edileceği sorusu eklenir. Türkiye’de uluslararası iade sürecinin ana omurgası 5717 sayılı Kanundur (Lahey 1980 sistemiyle uyumlu çerçeve). Bu süreç, velayet tartışmasından önce “çocuğun mutat meskenine geri dönüşü” fikrine dayanır.
    Bu alanda hız, avuçtan kayan ince kum gibidir; her taneyle birlikte yalnızca günler geçmez, çocuğun yeni düzene kök salması da kolaylaşır.

    4) “Mutat mesken” ne demek? Neden herkes bunu konuşuyor?

    MUTAT MESKEN, çocuğun hayatının merkezi diyelim. Okul, doktor, sosyal çevre, rutin… “Ev” kelimesinden daha derin bir şey.
    Uluslararası iade dosyalarında bu kavram, çoğu kez davayı taşıyan iskelet gibidir. Çünkü iade mantığı, çocuğun “alıştığı hayatın” olduğu yere dönmesi üzerine kurulur.

    5) Ne kadar hızlı hareket etmeliyim?

    Çok.
    Ben bunu şöyle anlatıyorum; bu dosyalar yangın gibidir, ilk dakikalarda doğru hamle, sonradan yapılacak bin hamleden daha kıymetli olabilir.
    Hızlı hareket etmek, “aceleyle yanlış yapmak” değildir. Hız, doğru başvuru kanalına ve doğru delille yürümektir.

    Yaklaşımımız

    Çocuk kaçırma dosyaları “sadece bir dava” olmanın ötesinde; daha çok, bir evin ortasına düşen ince bir çatlak gibidir. Çatlak büyürse duvar yıkılır, küçük kalırsa onarılır. Bizim işimiz, o çatlağın büyümesine izin vermeden hukuku bir iskele gibi kurmak: sağlam, hızlı, ölçülü.

    Bu yaklaşımın üç temel direği var:

    1. Çocuğun esenliği merkezde kalır.
      Çocuk, tarafların çekişmesinde “delil” ya da “koz” değildir. Çocuk Koruma Kanunu’nun amacı da zaten çocuğun haklarının ve esenliğinin güvence altına alınmasıdır.
    2. Zamanı yönetiriz, panik bizi yönetmez.
      Uluslararası çocuk kaçırma başvurularına ilişkin küresel çalışmalarda 2021’de 71 devletin verisiyle hazırlanan raporda, başvuruların büyük çoğunluğunun “iade” talebi olduğu görülüyor (yaklaşık %85).
      Bu istatistik bana şunu tekrar tekrar hatırlatıyor: Bu alanda hız bir lüks olmaktan çok, çoğu kez dosyanın omurgasıdır.
    3. Her adım “kanıt + usul + strateji” üçlüsüyle atılır.
      Haklılık, tek başına yetmeyebilir. Hakkı doğru zeminde, doğru usulle ve doğru delille taşımazsanız, en güçlü cümle bile havada kalır.

    Dava stratejilerimiz

    1. İlk 24–48 saat: Dosyayı “yangın protokolü” gibi ele alırız

    Bu aşamada hedef, büyük laflardan öte; somut ve ölçülebilir sonuç doğuracak adımlardır.

    • Olay kronolojisini netleştiririz (en son nerede, kimle, hangi iletişim var?).
    • İletişim/delil güvenliğini kurarız (mesajlar, e-postalar, uçuş-konaklama izleri, okul/sağlık kayıtları).
    • Gerekirse geçici hukuki koruma yollarını devreye alırız: HMK m.389, “mevcut durumda değişiklik olursa hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya ciddi zarar” ihtimali varsa ihtiyati tedbire imkân tanır.
    1. Dosyanın türünü doğru koyarız: İç hukuk mu, uluslararası iade mi?

    Burada yapılan en sık hata her olayı aynı torbaya atmaktır.

    A) Uluslararası boyut varsa (sınır aşılmışsa):
    5717 sayılı Kanun’un amacı, velayet hakkı ihlaliyle götürülen/alıkonulan çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeye iadesi sistemini işletmektir.
    Bu çerçevede stratejimiz:

    • “Mutat mesken”i somut verilerle kurmak (okul, sağlık, sosyal çevre, rutin)
    • 5717’de tarif edilen başvuru mantığını dosyaya doğru oturtmak (çocuğun 16 yaş altı tanımı, merkezî makam yapısı gibi temel kavramlar)
    • Yurt içi/yurt dışı süreçleri çelişmeyecek şekilde senkronlamak

    B) Türkiye içinde alıkoyma/kaçırma söz konusuysa:
    Aile hukuku adımlarıyla birlikte, şartları oluştuğunda ceza hukuku boyutunu da değerlendiririz. Örneğin, “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” başlığı TCK m.234 kapsamında gündeme gelebilir.
    Burada strateji “ceza açtım, bitti” değildir; hedef çocuğun güvenliğine ve hukuki teslim/ilişki düzenine hizmet eden bütüncül bir plan kurmaktır.

    1. Delil stratejisi:

    Mahkeme, dramatik anlatılardan çok tutarlı ve doğrulanabilir olana bakar. Biz delili şu şekilde kurgularız:

    • Omurga deliller: Kararlar, kayıtlar, resmî belgeler
    • Destek deliller: Yazışmalar, tanıklar, rutin kanıtları
    • Risk delilleri: Kaçırma ihtimalini veya alıkoymayı gösteren somut işaretler
    1. İletişim ve beyan yönetimi: Kelimeleri “silah” olmaktan çıkarırız

    Bu dosyalarda yanlış bir mesaj, yanlış bir paylaşım, yanlış bir telefon konuşması; bazen davanın ritmini bozar. Bu yüzden:

    • Müvekkilin iletişim dilini “çocuk merkezli ve ölçülü” hâle getiririz
    • Gereksiz tırmandırmadan çok, delile hizmet eden sakinliği hedefleriz
    • Çocuğun psikolojik yükünü artıracak çatışma dilinden kaçınırız
    1. Alternatif çözüm

    Her dosya anlaşmaya uygun değildir; ama uygun olanlarda iyi bir protokol, çocuğun hayatındaki sarsıntıyı azaltır. Anlaşma zemini oluşursa, metni “uygulanabilirlik” üzerinden kurarız: teslim planı, iletişim düzeni, ihlal hâlleri, yaptırım kurgusu.

    Bizim için strateji, “kazanmak” kelimesine sığmaz

    Elbette hukuki hedeflerimiz var; ama çocuk kaçırma dosyalarında asıl başarı, çoğu zaman şudur; çocuğun hayatını daha fazla savurmadan, hukuki düzeni tekrar kurabilmek. Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkeleri de çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesini vurgular.

    Çocuğunuz İçin Güvenli Yolu Birlikte Kuralım

    Kapanış kısmına gelince, insanın içi ister istemez şunu söylüyor: “Bunca şey okudum, peki şimdi ne yapacağım?”
    İşte tam burada, net ve sakin bir cümle kurmak gerekir. Çünkü çocuk kaçırma dosyaları, bekleyince kendiliğinden çözülmez; çoğu kez bekledikçe düğüm sıkılaşır. Zaman, bu işte yalnızca takvim yaprağı değildir bazen delilin tazeliği, bazen çocuğun düzeni, bazen de sürecin psikolojisi demektir.

    Biz Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık’ta bu dosyalara “bir dava daha” gibi bakmayız.
    Dosyayı önce anlarız, sonra çerçeveleriz, ardından hızlı ve ölçülü biçimde yönetiriz. Çünkü burada amaç, bir tarafın egosunu parlatmaktan ziyade; çocuğun hayatına yeniden güvenli bir zemin kurmaktır. Çocuk Koruma Kanunu’nun yaklaşımı da çocuğun hak ve esenliğini önceleyen bir hat çizer.

    Şimdi sizden küçük ama önemli bir şey isteyeceğim: Bugün, bu konuyu “yarın”a bırakmayın.

    Hemen bugün yapabileceğiniz 5 somut adım

    • Olayın kısa kronolojisini yazın: En son ne zaman, nerede, kiminle gördünüz?
    • Son yazışmaları saklayın: Mesajları silmeyin; ekran görüntüsü alın, tarih-saat bütünlüğünü koruyun.
    • Çocuğun rutinini gösteren belgeleri toplayın: Okul, sağlık, ikamet, bakım düzeni.
    • Karşı tarafın bilinen adres/telefon bilgilerini not edin.
    • Ve en önemlisi: Süreci tek başınıza taşımaya çalışmayın.

    Profesyonel çağrımız

    • Çocuğunuz yurt dışına çıkarıldıysa veya çıkarılma riski varsa: Aynı gün içinde hukuki yol haritası çıkarılması gerekir. Uluslararası çocuk kaçırma iade süreçlerinde 5717 sayılı Kanun çerçevesi kritik bir zemin sunar.
    • Çocuğunuz Türkiye içinde alıkonuluyorsa: Aile hukuku tedbirleri ve gerekli hâllerde ceza hukuku adımları birlikte değerlendirilmelidir; bazı durumlarda TCK m.234 çerçevesi gündeme gelir.

    İlk doğru adım, çoğu zaman en büyük adımdır. Çünkü doğru adım, paniği azaltır; belirsizliği yönetilebilir hâle getirir, çocuğunuz için güvenli bir düzenin yeniden kurulmasına hizmet eder.

    Eğer siz de bu satırları okurken aklınızda aynı soru dönüp duruyorsa“Ben şimdi ne yapacağım?”bizimle iletişime geçin. İlk değerlendirmede, dosyanızın türünü (iç hukuk / uluslararası iade), aciliyetini, risklerini ve atılacak adımları açık bir dille önünüze koyarız.
    Kapıyı birlikte aralarız; gerisini, hukukun sağlam zemininde adım adım yürürüz.

    Sık Sorulan Sorular

    • Bir ebeveyn çocuğu yurt dışına kendi başına çıkarabilir mi?

      Evet ama önemli bir ayrım var:
      Ebeveynin velayet hakkı varsa, çocuğu yurt dışına götürmesi hukuken mümkündür; bu, tek başına “kaçırma” anlamına gelmez. Ancak (a) diğer ebeveynin rızası yoksa ve (b) gidişin amacı iletişimi kesmek/uzun süreli yer değiştirmekse, bu durum uluslararası çocuk kaçırma kapsamında değerlendirilebilir.

    • Yurtdışına götürülmüş çocuğu geri getirmek için ne kadar sürem var?

      Uluslararası çocuk kaçırma başvurusunda kesin bir “son gün” yoktur; yine de uygulamada yerinden ayrılma tarihinden itibaren mümkün olan en kısa sürede başvurmak kritik önemdedir. Bazı kaynaklar, başvuruların olaydan itibaren yaklaşık 1 yıl içinde yapılmasının etkinlik açısından önemli olduğunu belirtir.
      Bu süre hem delilin tazeliğini korur hem de hukuki mekanizmaların hızlı işletilmesini sağlar.

    • Başvuru yaparken hangi makamlara gitmem gerekir?

      Uluslararası çocuk kaçırma dosyalarında süreç genellikle iki kademeli işler:

      • Önce Cumhuriyet Başsavcılığı / Merkezî Makam’a başvuru yapılır.
      • Ardından dosya Aile Mahkemesi’ne ve gerekirse yurt dışı makamlarla koordinasyona intikal ettirilir.
        Bu hem yurt içi hukuki sürecin hem de uluslararası mekanizmanın birlikte yürütülmesini sağlar.
    • Çocuğu geri getirme başvurusu için mahkeme kararına ihtiyacım var mı?

      Uluslararası çocuk kaçırma başvurusunda mahkeme kararı şart değildir.
      1980 Lahey Sözleşmesi uyarınca, çocuğun haksız yere yer değiştirdiğini göstermek yeterlidir; burada esas, çocuğun “mutat meskeni”nin neresi olduğudur. Ayrıca, mahkeme kararının başka bir ülkede tanınması zorunluluğu yoktur; prosedür başlatılabilir.

    • Türkiye’de çocuk kaçırma suç sayılır mı?

      Bu konuda iki farklı hukuk ekseni vardır:

      • Aile hukukuna göre: Velayeti olmayan kişinin izinsiz çocuğu alıkoyması, aile düzenine aykırı fiil olarak değerlendirilir.
      • Ceza hukukuna göre: Velayet hakkı olmayan bir ebeveynin çocuğu alıp rızası dışında tutması, TCK m.234 kapsamında suç sayılabilir; bu suçtan dolayı hapis ve cezai sonuçlar doğabilir.
        Bu ayrım, dosyanın hem hukuki hem cezaî boyutunu anlamak açısından kritik önemdedir.

    Boşanma Hukuku Makaleleri

    Bazen bir evlilik, sessizce kapanan bir kapı gibi sona erer; bazen de yüksek sesli tartışmaların, kırılmış güvenin ve içe gömülen hayal kırıklıklarının ardından mahkeme salonlarında yankılanır. İşte tam bu noktada “Boşanma Davalarında Delil Sunma” konusu sahneye çıkar ve hukuki sürecin ağırlığını sırtlanır. Çünkü boşanma dosyası yalnızca geçmişin hikâyesi olmanın ötesinde, aynı zamanda kusur, velayet, nafaka…

    Bazen bir evlilik, dışarıdan bakıldığında sessiz bir göl gibi görünür; oysa suyun altında fırtınalar kopuyordur. İşte aile içi şiddet, çoğu zaman bu sessiz gölün dibinde saklanan karanlık bir akıntıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre (TMK m. 162 – hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış) eşlerden birinin diğerine şiddet uygulaması boşanma sebebi olarak kabul edilir….

    Bir davanın kaderi, bazen mahkeme salonundaki görkemli savunmalarla değil; dilekçedeki küçük bir imla hatasıyla, yanlış bir kelime seçimiyle, ya da eksik bir belgeyle çizilebilir. Hukuk, ince dokulu bir kumaş gibidir bir yerinden çekerseniz tüm yapı çözülür. İstatistiklere göre, Türkiye’de açılan hukuk davalarının yaklaşık %17’si (2023 Yargıtay İstatistikleri) usul hataları nedeniyle reddedilmekte ya da sürüncemede kalmaktadır….

    BOŞANMA AVUKATI İSTANBUL İLETİŞİM

    İstanbul boşanma süreçlerinde rehberlik ve destek arayan kişiler için kapsamlı hizmet seçenekleri sunan, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biridir. Boşanma avukatıyla iletişime geçmeyi planlayan bireyler bu yolda hangi adımları takip etmeli?

    Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık olarak İstanbul merkezli müşterilerimize boşanma hukuku alanında uzmanlaşmış ve deneyimli avukat kadromuz aracılığıyla yardımcı oluyoruz. Boşanma hukukuyla ilgili tüm sorularınız için nitelikli ve deneyimli yardım almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz. Boşanma hukukunun karmaşıklıklarını, siz kıymetli müvekkillerimizin yararına olacak şekilde yönlendirmek ve en iyi sonuçları elde etmek için hazırız. İstanbul’daki en iyi boşanma avukatı arayışınızda, Özlem Baysal Hukuk ve Danışmanlık ekibinin profesyonel desteği her zaman yanınızdadır.

    Çobançeşme Mah. Nish İstanbul
    C Blok K.13 D.150 Bahçelievler / İstanbul
    Konum →

    Tel: 0 543 944 92 13

    Mail: info@ozlembaysal.av.tr

    Hafta içi: 09:00 – 18:00
    Cumartesi: 10:00 – 15:00
    Pazar: Kapalı

           

    logo-footer